« Önceki |

25/9/2006

ESMA'ÜL- HÜSNA

ESMA'ÜL-HÜSNA

"O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şanını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.(Haşr-24)"

1.gif (1121 bytes)
ALLAH
(Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere layık bulunan zatın özel ve en kapsamlı adı)

2.gif (1211 bytes)
RAHMÂN
(Bağışlayan, esirgeyen)

3.gif (1210 bytes)
RAHÎM
(Bağışlayan, esirgeyen)

4.gif (1222 bytes)
MELİK
(Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi)

5.gif (1272 bytes)
KUDDÛS
(Her eksiklikten münezzeh)

6.gif (1235 bytes)
SELÂM
(Esenlik veren)

7.gif (1267 bytes)
MÜ'MİN
(Güven veren, vaadine güvenilen)

8.gif (1272 bytes)
MÜHEYMİN
(Kainatın bütün işlerini gözetip yöneten)

9.gif (1195 bytes)
AZÎZ
(Yenilmeyen yegane galip)

10.gif (1209 bytes)
CEBBÂR
(İradesini her durumda yürüten, yaratılmışların halini iyileştiren)

11.gif (1256 bytes)
MÜTEKEBBİR
(Azamet ve yüceliğini izhar eden))

12.gif (1266 bytes)
HÂLİK
(Takdirine uygun bir şekilde yaratan)

13.gif (1269 bytes)
BÂRİ'
(Bir model olmaksızın canlıları yaratan)

14.gif (1237 bytes)
MUSAVVİR
(Şekil ve özellik veren)

15.gif (1197 bytes)
GAFFÂR
(Daima affeden, tekrarlanan günahları bağışlayan)

16.gif (1236 bytes)
KAHHÂR
(Yenilmeyen, yegane galip)

17.gif (1250 bytes)
VEHHÂB
(Karşılık beklemeden bol bol veren)

18.gif (1252 bytes)
REZZÂK
((Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren)

19.gif (1237 bytes)
FETTÂH
(İyilik kapılarını açan, hakemlik yapan)

20.gif (1211 bytes)
ALÎM
(Hakkıyla bilen)

21.gif (1300 bytes)
KÂBIZ
(Rızkı tutan, canlıların ruhunu alan)

22.gif (1241 bytes)
BÂSIT
(Rızkı genişleten, ruhları bedenlerine yayan)

23.gif (1330 bytes)
HÂFID
(Alçaltan, zillete düşüren)

24.gif (1239 bytes)
RÂFİ'
(Yücelten, izzet ve şeref veren)

25.gif (1134 bytes)
MUİZ
(Yücelten, izzet ve şeref veren)

26.gif (1207 bytes)
MÜZİL
(Alçaltan, zillet veren)

27.gif (1247 bytes)
SEMİ'
(İşiten)

28.gif (1192 bytes)
BASÎR
(Gören)

29.gif (1240 bytes)
HAKEM
(Son hükmü veren)

30.gif (1195 bytes)
ADL
(Mutlak adalet sahibi, aşırılığa meyletmeyen)

31.gif (1290 bytes)
LATÎF
(Yaratılmışların ihtiyacını en ince noktasına kadar bilip sezilmez yollarla karşılayan)

32.gif (1185 bytes)
HABÎR
(Her şeyin iç yüzünden haberdar olan)

33.gif (1227 bytes)
HALÎM
(Acele ile ve kızgınlıkla muamele etmeyen)

34.gif (1261 bytes)
AZÎM
(Zatının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu)

35.gif (1199 bytes)
GAFÛR
(Bütün günahları bağışlayan)

36.gif (1285 bytes)
ŞEKÛR
(Az iyiliğe çok mükafat veren)

37.gif (1142 bytes)
ALÎ
(İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, aşkın)

38.gif (1241 bytes)
KEBÎR
(Zatının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu)

39.gif (1262 bytes)
HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve dengede tutan)

40.gif (1224 bytes)
MUKÎT
(Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren, bilip gücü yeten ve koruyan)

41.gif (1255 bytes)
HASÎB
(Kullarına yeten, onları hesaba çeken)

42.gif (1264 bytes)
CELÎL
(Azamet sahibi)

43.gif (1272 bytes)
KERÎM
(Fazilet türlerinin hepsine sahip)

44.gif (1230 bytes)
RAKÎB
(Gözetleyip kontrol eden)

45.gif (1247 bytes)
MÜCÎB
(Dileklere karşılık veren)

46.gif (1255 bytes)
VÂSİ'
(İlmi ve merhameti herşeyi kuşatan)

47.gif (1291 bytes)
HAKÎM
(Bütün emirleri ve işleri yerli yerinde olan)

48.gif (1202 bytes)
VEDÛD
(Çok seven, çok sevilen)

49.gif (1239 bytes)
MECÎD
(Şanlı, şerefli)

50.gif (1214 bytes)
BÂİS
(Ölümden sonra dirilten)

51.gif (1245 bytes)
ŞEHÎD
(Her şeyi gözlemiş olarak bilen)

52.gif (1157 bytes)
HAK
(Fiilen var olan, mevcudiyeti ve uluhiyyeti gerçek olan)

53.gif (1289 bytes)
VEKÎL
(Güvenilip dayanılan)

54.gif (1224 bytes)
KAVÎ
(Her şeye gücü yeten, kudretli)

55.gif (1196 bytes)
METÎN
(Her şeye gücü yeten, kudretli)

56.gif (1171 bytes)
VELÎ
(Yardımcı ve dost)

57.gif (1222 bytes)
HAMÎD
(Övülmeye layık)

58.gif (1257 bytes)
MUHSÎ
(Her şeyi tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen)

59.gif (1269 bytes)
MÜBDİ'
(İlkin yaratan)

60.gif (1165 bytes)
MUÎD
(Tekrar yaratan)

61.gif (1214 bytes)
MUHYÎ
(Can veren)

62.gif (1204 bytes)
MÜMÎT
(Öldüren)

63.gif (1122 bytes)
HAY
(Ebedi hayatta diri)

64.gif (1249 bytes)
KAYYÛM
(Her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kainatı idare eden)

65.gif (1217 bytes)
VÂCİD
(Dilediğini dilediği zaman bulan bir müstağni)

66.gif (1210 bytes)
MÂCİD
(Şanlı, şerefli)

67.gif (1206 bytes)
VÂHİD
(Bölünüp parçalara ayrılmaması ve benzerinin bulunmaması anlamında tek)

68.gif (1172 bytes)
SAMED
(Arzu ve ihtiyaçları sebebiyle herkesin yöneldiği ulular ulusu bir müstağni) 

69.gif (1212 bytes)
KÂDİR
(Her şeye gücü yeten, kudretli)

70.gif (1244 bytes)
MUKTEDİR
(Her şeye gücü yeten, kudretli)

71.gif (1232 bytes)
MUKADDİM
(Öne alan)

72.gif (1239 bytes)
MUAHHİR
(Geriye bırakan)

73.gif (1187 bytes)
EVVEL
(Varlığının başlangıcı olmayan)

74.gif (1142 bytes)
ÂHİR
(Varlığının sonu olmayan)

75.gif (1264 bytes)
ZÂHİR
(Varlığını ve birliğini belgeleyen birçok delilin bulunması açısından aşikar)

76.gif (1247 bytes)
BÂTIN
(Zatının görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açısından gizli)

77.gif (1231 bytes)
VÂLÎ
(Kainata hakim olup onu yöneten)

78.gif (1320 bytes)
MÜTEÂLÎ
(İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, aşkın)

79.gif (1057 bytes)
BER
(İyilik eden, vaadini yerine getiren)

80.gif (1221 bytes)
TEVVÂB
(Kullarını tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden)

81.gif (1240 bytes)
MÜNTAKIM
(Suçluları cezalandıran)

82.gif (1142 bytes)
AFÜV
(Hiçbir sorumluluk kalmayacak şekilde günahları affeden)

83.gif (1236 bytes)
RAÛF
(Şefkatli)

84.gif (1501 bytes)
MÂLİKÜ'L-MÜLK
(Mülkün sahibi)

85.gif (1854 bytes)
ZÜ'L-CELÂLİ ve'l-İKRAM
(Azamet ve kerem sahibi)

86.gif (1261 bytes)
MUKSİT
(Adaletle hükmeden)

87.gif (1261 bytes)
CÂMİ'
(Toplayıp düzenleyen, kıyamet günü hesaba çekmek için mahlukatı toplayan)

88.gif (1131 bytes)
GANÎ
(Her şeyden müstağni, kendi dışında her şey O'na muhtaç)

89.gif (1207 bytes)
MUĞNÎ
(Zenginlik verip tatmin eden)

90.gif (1229 bytes)
MÂNİ'
(Dilemediği şeyin gerçekleşmesine müsaade etmeyen, kötü şeylere engel olan)

91.gif (1175 bytes)
DÂR
(Zarar veren)

92.gif (1225 bytes)
NÂFİ'
(Fayda veren)

93.gif (1124 bytes)
NÛR
(Nurlandıran, nur kaynağı)
 
 

94.gif (1260 bytes)
HÂDÎ
(Yol gösteren, murada erdiren)

95.gif (1229 bytes)
BEDÎ'
(Eşi ve örneği olmayan, sanatkarane yaratan)

96.gif (1214 bytes)
BÂKÎ
(Varlığının sonu olmayan)

97.gif (1246 bytes)
VÂRİS
(Varlığının sonu olmayan)

98.gif (1226 bytes)
REŞÎD
(Bütün işleri isabetli ve hedefine ulaşıcı, irşad edici)

99.gif (1225 bytes)
SABÛR
(Çok sabırlı)

25/9/2006

Büyüden ve Cinden korunmak için

Büyüden ve Cinden korunmak için
Sual: Ruhi sıkıntılardan, korkulardan ve çeşitli sıkıntılardan kurtulmak ve büyü çözmek için ne yapmak gerekir? Cinden korunmak için hangi duaları okumalı?
CEVAP
Allahü teâlâ, her şeyi sebeple yaratır. Bir şeye kavuşmak için, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapmak gerekir. Her şeyin yaratılmasında ortak olan manevi sebep, sadaka vermek, 70 kere (Estağfirullah min külli mâ kerihallah) duasını okumaktır. Bu iki manevi sebep, maddi sebepleri bulmaya da yardım eder. Ruhi sıkıntıların çoğu, cinden ve büyüden meydana gelir. Ruhi hastalıklar, sara ve cinden korunmak için, kıymetli kitaplarda bildirilen dualardan bazıları şunlardır:

1-
Euzü Besmele ile Fatiha suresini okumalı.

2-
Euzü Besmele ile iki Kul-euzü okumalı.

3-
Bir miktar suya Âyet-el kürsi, İhlas ve Muavvizeteyn [Nas ve Felak] surelerini okumalı. Büyü yapılan kimse bundan üç yudum içmeli, kalan su ile gusletmeli.

4-
Sedir ağacının 7 tane yeşil yaprağı ezilip su ile karıştırılır. Üzerine Âyet-el kürsi, İhlas ve Kul-euzüler okunur. 3 yudum içip geri kalanla gusledilir.

5-
Üç kere Salevat ve Fatiha, Âyet-el kürsi, Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri yedişer defa okunup hastaya üflenir. Bunlar tekrar okunup hastanın yatağına, evin her yerine, bahçeye üflenir.

6-
Fatiha, Âyet-el-kürsi ve 4 Kul [Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri] yedişer kere okunup hastaya üflenirse, büyü, nazar, hayvan sokması ve bütün dertler için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritip içirmek ve ısırılan yere sürmek de olur.

7-
Sabah akşam, Bekara suresinin başından 4 âyet ve Âyet-el kürsi ile, Âyet-el kürsiden sonraki iki âyeti ve Bekara suresinin sonundaki 3 âyet, delinin üzerine okunursa, iyi olur.

8-
Sabah akşam 24 kere Estağfirullah denir, sonra (Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) denir. Sonra 11 İhlas ve 7 kere Fatiha ve 33 kere, Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed okuyup, sevabı Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın ve Evliyanın ve sonra isimleri okunarak Silsile-i aliyye büyüklerinin ruhlarına hediye edilir. Bunların hürmetine şifa vermesi için dua edilir. Her gün sabah-akşam böyle dua edilir.

9-
Günde 500 kere (La havle vela kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okumalı! Başlarken ve bitirince yüz kere salevat getirmeli. [Bunu her gün muhakkak okumalı, ihmal etmemeli.]

10-
Ha-Mim Mümin suresinin başından masir’e kadar ve Âyet-el kürsi okumalı.

11-
La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehülmülkü velehülhamdü vehüve alâ külli şeyin kadir okumalı.

12-
Cuma günü seher vakti, sağ elinin içine Nisa suresi 99. Âyeti, vemen yahruc’dan rahimâ’ya kadar yazılır, sonra dili ile yalanıp yutulur. 40 yıllık büyü de olsa çözülür.

13-
Sar’adan kurtulmak ve cinden korunmak için Âyât-i hırz okunmalıdır! Âyât-i hırz, şu sure ve âyetlerdir:

Fatiha,
Bekara
1,2,3,4,5 ve 163,164 ve 255,256,257 ve 285,286,

Âl-i İmran
18,19. âyetten sadece: “İnneddine indellâh-il-islam” kısmı,
Âl-i İmran 26,27 ve 154,

En’âm
17,
A’râf 54, 55,56,

Tevbe
51 ve 128,129,
Yunüs 107,

Hud
56,
İbrâhim 12,

İsrâ
43 ve 110,111,
Mü’minun 116,117,118,

Ankebut
60,
Rum 17,18,

Fatır
2,
Yasin 83,

Saffat
1,2,3,4, 5,6,7,8,9,10,11 ve 180,181,182,
Feth 27,28,29,

Rahmân
33,34,35,36,
Hadid 1,2,3,4,5,

Haşr
21,22,23,24,
Cin 1,2,3,4,5,6,

Buruc
20,21,22,
İhlâs, Felâk ve Nâs sureleri.

Âyât-i hırz nasıl okunur?
Abdest alınıp, 7 istiğfar ve 11 salevat okunup, hastanın sıhhatine niyet ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta üzerine okunmalı, işaretli yerlerde, hasta üzerine üfürülmeli, şifa buluncaya kadar [kırk gün kadar] devam etmeli. Her defası sonunda, bir Fatiha okuyarak sevabı, Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buhari, Ahmed Rıfai ve imam-ı Rabbani hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazıp, yanında taşırsa, sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hasıl olur.

Peygamber efendimizin üç türlü ilaç kullandığı bildirilmiştir. Kur’an-ı kerim veya dua okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı. (Mevahib)

Kur’an-ı kerimin ve duanın etki etmesi için bazı şartların gözetilmesi lazımdır. Okuyanın veya yazanın ve hastanın buna inanması, hastanın zararlı olan gıdalardan, şüpheli ilaçlardan perhiz etmesi, sıcaktan ve soğuktan sakınması lazımdır. Okuyan kimsenin, itikadının bozuk olmaması, haram işlemekten, kul hakkından sakınması, haram ve habis şey yiyip içmemesi ve karşılık olarak ücret almaması şarttır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz.) [Tirmizi]

İmam-ı Şarani hazretleri, (Kuşluk namazına devam edene, cin musallat olmaz) buyurdu. Cin mektubunu, yanında veya evinde bulundurana, cin gelmez ve dadanmış olan cin de gider.

Dua, ilaç gibidir. Allahü teâlâ dilerse tesir eder. Yani tesirini Allahü teâlânın verdiğine inanmalıdır!
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Dert-bela gelince, Hz.Yunus’un duasını okusun! Allahü teâlâ onu muhakkak kurtarır. Dua şudur: Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke, inni küntü minez-zâlimin.)
[Hakim]

Korku ve belalardan korunma duaları
Sual:
Korku ve belalardan korunmak, kurtulmak için ne yapmalı, hangi duaları okumalı?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile] (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemai ve hüves-semi’ul alim) duasını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı.

Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, imam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemai ve hüves-semi’ul alim duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]

Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(“Euzü bikelimâtillahi-ttammâti min şerri mâ haleka” duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]

(Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz Allah’ın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, Allah’ın kulları, bana yardım edin demelidir.)
[Taberani]

(Hasbiyallahü ve ni’mel vekil sözü her korku için bir emniyettir.)
[Deylemi]

Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak için Taha suresinin 37. âyetinden [velekaddan] 39. âyetin sonuna [ala ayniye] kadar olan kısım, su geçirmez bir şeye 7 defa sarıp veya içi görünmeyecek şekilde PVC yaptırıp yanında taşımalıdır. Faydası çok görülmüştür.

İmam-ı Rabbani hazretleri cinden korunmak için ve korkulu zamanlarda, (Lâ havle velâ kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okunmasını emrederdi. Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
Dertlerden kurtulmak ve murada kavuşmak için 500 kere Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demeli, okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüzer kere salevat-ı şerife okuyup dua etmelidir. (m.174. c.2, m.32)

Dertlerin, belaların gitmesi için, istiğfar okumak da çok faydalıdır, çok tecrübe edilmiştir. Hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. İstiğfar, insanı her murada kavuşturur. Tevbe etmeli, istiğfarı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. Allahü teâlâ, (İstiğfar okuyun; imdadınıza yetişirim) buyurdu. (Hud 52)

Sual: Muskanın dinimizdeki yeri nedir?
CEVAP
İçinde küfre sebep olan muskaları yazmak ve kullanmak caiz olmaz. Büyüyü büyü yaparak çözmek de haramdır. Büyücü, cinci hoca denilen insanlara gitmemeli, dediklerine inanmamalı. Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye’de sihir, büyü bahsini mutlaka okumalıdır.

Sual:
Karı kocanın arasını bulmak için şirinlik muskaları yapılıyor, Hanım beni sevsin diye böyle bir şirinlik muskası yapmam caiz mi?
CEVAP
İçinde küfre sebep olacak ifadeler yoksa veya haram olan bir yazı bulunmazsa caizdir. Caizdir derken ehli sünnet itikadını bildirdik. Kime olursa olsun yaptırılabilir demek değildir. Ancak bunu hiçbir ücret almayan ehli sünnet salih bir insan yapmalı, böyle insan yoksa yaptırmamalı, cinci hoca denilen insanlara gitmek caiz değildir. Muskaya tesir veren de Allahü teâlâdır. Yani her muska tesirli olmaz, ilaç gibidir, Allahü teâlâ dilerse tesir eder. Aslında, karı kocanın ikisi de namazını kılar, dinimizin güzel ahlakına uyarlarsa, birbirlerinin hak hukukuna riayet ederlerse böyle şeylere lüzum kalmaz. O evde sevgi değil, ilahi aşk başlar. Bütün sıkıntıların asıl sebebi dine uymamaktır.

Sual:
Bazı kimseler cinlerin varlığını inkâr ediyorlar. Bazıları da, Kur’an-ı kerimde cin suresi olduğu için, cinlerin varlığını inkâr etmiyorlar ama, zarar verebileceklerini kabul etmiyorlar. Cin psikolojik zarar verebilir mi?
CEVAP
Evet zarar verebilir, hastalık yapabilir. Hafaza melekleri, insanı cinlerin zararından korurlar. Cinden korunmak için âyât-i hırzı üstümüzde taşımak gerekir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Evinde, Fatiha ve Âyet-el kürsi okuyana, o gün cin ve şeytan zarar veremez.)
[Deylemi]

Cinler insanların damarlarına kadar girip zarar verebilirler. Cinlerin meydana getirdiği hastalıklardan korunmak için çeşitli dualar vardır. Duaların en kıymetlisi, faydalısı Fatiha suresidir. Hadis-i şerifte, (İlaçların en iyisi Kur'an-ı kerimdir) buyuruldu. Hastaya okunursa, hastalığı hafifler. Eceli gelmemiş ise, iyi olur. Eceli gelmiş ise, ruhunu teslim etmesi kolay olur.

Mecmua-tül-fevaid
kitabında, (Bir kimse, cin mektubunu, yanında taşısa veya evinde bulundursa, bu kimseye, eve ve etrafına cin gelmez ve dadanmış olup zarar veren cin de gider) diyor.

Sual: Benim kafama takılan nokta şu oldu, mademki dinimizde sihrin, büyünün yeri yoktur, o halde neden olmayan bir şeyden kurtulmanın tavsiyeleri oluyor?
CEVAP
Dinimizde adam öldürmek, büyü yapmak gibi büyük günahtır. Fakat bir adam bıçaklanmışsa, doktorlar tedavi etse, adam bıçaklamak günahtır, tedavisi niçin yapılıyor denir mi? Büyü sihir yapmak günahtır. Fakat yapılan büyüyü çözmek niye sakıncalı olsun ki? Büyüyü büyü yaparak çözmek haramdır. Yoksa dua ile âyet ile büyüyü çözmek lazımdır. Peygamber efendimize de büyü yapıldı. Tabii sonra çözüldü.

Sual: Bazı hocalar, hırsızın sidikliğini bağlıyoruz diyorlar. Böyle bir şey yaptırmak günah olur mu?
CEVAP
Küfre sebep olmayan çareleri yapmak caizdir. Her çare muhakkak tesir etmez. Bu niyetle yaptırmak günah olmaz. Yapanın salih ve ücret almaması şarttır.

Sual:
Büyü çözmek için, (Bâtıl Name) kitabını okumak caiz mi?
CEVAP
Caiz. Ancak, kâfir, bid'atçi okursa fayda vermez. En iyi ilaç, Ehl-i sünnet itikadını öğrenip dine uymak, sonra okumak ve dua. Başka ilaca ihtiyaç yok.

Sual:
Büyüyü büyüyle çözmek caiz mi?
CEVAP
Büyü çözmek günah olmaz, sevap olur. Büyüyü büyü ile çözmeye kalkmak haramdır. Âyetlerle dualarla çözmek ise caizdir, günah değildir, sevaptır

25/9/2006

ALLAH'A DUA İLE MÜRACAT

ALLAH'A DUA İLE MÜRACAT

Bilhassa ruh hastalıklarında manevi dertler de duanın çok önemli bir tesiri bulunmaktadır. Büyük ruh tedavi uzmanlarından doktor Mahzar Osman devrin başkanına Bakırköy Ruh ve Sinir Hastanesi’nin çok dolu olmasından dert yanarak şöyle demiş.Bizim hastanelerde yer kalmadı çok hasta var aslında bunların çoğu bizim hastamızda değilller.Eskiden tekkeler vardı şeyhler vardı onlar bu hastalara nefes eder iyileşirlerdi siz tekkeleri kapattınız hastaları çoğaltınız bu hastalar bizlik hastalar deyil şimdi madem ki tekkeleri kapattınız şunu yapın hiç olmaz ise.Dergahları kapatılan bu şeyh efendileri imtihan ederek onlardan birer-ikişer-üçer kişi veriniz hastahanelerimize hastane de yatan hastaların dört de üçü iyileşir çıkar o zaman demiştir.

Dr.Alexis Carrel diyor ki…….
Dua dünyanın çekim kuvveti gibi gerçek bir kudrettir.Hiç bir tedavinin fayda etmediği vak’alarda insanların sadece dua gücü ile hastalıklarından ve melankoliden kurtulduklarını gördüm.

Her gün içten gelen bir aşkla dua ederseniz yaşayışınızın bütün bütün değiştiğini sezersiniz.Dua bütün davranışlarınızda silinmez izler bırakır.Devamlı bir huzur ve iç ferahlığı vardır.

F.Dostoyevski de şöyle söyler……
Duadan geri kalma eğer samimiysen her defasında duanda yeni bir mana olacaktır buda seni iyiliğe yöneltir.

Koca Ragıp Paşa’nın sözü de ne güzeldir…..

“Hakikat ehline tevfik rühnema yetişir

Bu yolda salika Hızır istemez.. Hüda yetişir”…

Dua etmeyi öğreten Yüce Rabbimiz Kitabında nasıl dua edileceğini de öğretmiş ve tesir olunacak şekilde ayetlerden duaları da işaret lütfetmiştir

Kimsesiz hiç kimse yok

Her kimsenin var kimsesi

Yalnız kaldım yetiş

Ey kimsesizler kimsesi

Gandhi daima dua eder ve şöyle söylerdi : “Dua ve ibadet olmasaydı çoktan çıldıracaktım” Allah her derdimize deva verir elhamdülillah.

“De ki: Yalvarmanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin? (Furkan suresi 77 ) “Kullarım sana benden sorarlarsa muhakkak ki ben onlara çok yakınımdır.Bana duada bulunanların duasını kabül ederim.(Bakara suresi 186)

“Bana dua ediniz ki kabul edeyim”(Mü’min suresi 60) Evet Allahü Teala dua etmeyi ve istemeyi bizzat emir buyurmuştur.Sevgili Peygamberimizde buyururlar ki……”Muhakkak ki Rabbimiz haya sahibidir.Kulları ellerini kaldırıp kendisinden bir şey istedikleri vakit onları boş çevirmekten haya eder “

Her gün beş vakit namaz kıldığımız zaman okuduğumuz Fatiha’da ve her rekat da bunu söylemiyormuyuz.” Yalnız sana ibadet eder yalnız senden isteriz (Fatiha-5) Kimin vermeye güçü var ki ? Güç onun varlık o’nun…..Onun verdiğini kimse geri çeviremediği gibi vermediğini de kimse veremez.

“Rabbimiz (c.c.) Buyurdu…..

“Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa onu yine O’ndan başkası giderecek yoktur.

“Eğer sana bir hayır dilerse O’nun keremini geri çevirecek hiç bir güç yoktur.

“O hayrını kullarından dilediğine eriştirir.

“Çünkü o çok bağışlayan pek esirgeyendir. ( Yunus suresi 107 )

Demek ki her şey yalnızca Allah tan istenir…. Peki nasıl isteyeceğiz şimdi de ona bakalım inşallah.

ALLAH’A DANIŞ
Bir iş yapılmak istendiğinde onun hayırlı olup olmadığını öğrenmenin yolu Allah’a istiharede bulunmaktır.Bu mendup olan bir ibadetdir. Hazret-i Peygamberimiz şöyle buyurmuştur….. “Sizden biriniz bir işe yürekten karar verdiğin de farz değil (istihare niyetiyle ) nafile olarak iki rekat namaz kılsın.Namazdan sonra da şöyle dua etsin :

“ YA’ RAB…HAKKIMDA HAYIRLISINI BİLDİĞİN İÇİN KATINDAN HAYIRLISINI BİLDİRMENİ DİLERİM.HER ŞEYE GÜÇÜN YETTİĞİNDEN TARAFINDAN BENİ GÜÇLENDİRMENİ DİLERİM.

YA’RAB.. HAYIRLI OLANIN AÇIKLIĞA KAVUŞMASINI VE TAKTİRİNİ SENİN O BÜYÜK FAZL VE KEREMİNDEN İSTERİM…ALLAH’IM .. SENİN HER ŞEYE GÜÇÜN YETER HALBU Kİ BENİM YETMEZ.SEN HER ŞEYİ BİLİRSİN HALBUKİ BEN BİLMEM.ŞÜPHESİZ SEN AKLIMIZIN KUŞATAMADIĞI HER ŞEYİ PEK YAKINDAN BİLİRSİN.

YA’RAB…ŞU KARAR VERDİĞİM İŞ DİNİM DÜNYAM VE AHIRETİM İÇİN HAYIRLI İSE Kİ BUNU BİLDİĞİNDE ŞÜPHE YOKTUR…BANA NASİP ET BENİ BUNA MUVAFFAK KIL KOLAYLAŞTIR VE MÜBAREK KIL.EĞER BU İŞİM DÜNYA VE AHİRETİM DE BENİM İÇİN KÖTÜ İSE ONU BENDEN BENİ DE ONDAN UZAKLAŞTIR.HAYIRLISI NEREDEYSE BANA ONU TAKTİR ET BENİ ONUNLA HOŞNUD ET “

Bu şekilde Allah’a iltica ederek uykuya yatan insan gördüğü rüya ile yapacağı işin hayırlı olup olmadığını anlar.Bunu iki veya üç gece de devam ettirebilir.İşte İslam dini falı yasaklamış ama istihareyi de ibadet telakki etmiştir.

HER TÜRLÜ KÖTÜLÜKTEN KORUYUCU DUALAR

Aşağıda yazmış olduğum dua’yı okumaya başlamadan evvel güzel bir abdest alın ve iki rekat da Allah rızası için namaz kılın seccadeden kalkmadan okumaya başlayın.Bu müessir dua sayesinde her tüldü fenalıklardan inşallah korunmuş olursunuz.

“Dua şöyle……..

“KULİLLAHÜMME MALİKEL MÜLKİ TÜ’TİL MÜLKE MEN TEŞAU VE TENZİ UL MÜLKE MİMMEN TEŞAU.VE TUİZZÜ MEN TEŞAU….VE TÜZİLLÜ MEN TEŞAU…BİYEDİKEL HAYR…İNNEKE ALA KÜLLİ ŞEY’İN KADİR.
MA YEFTEHÜLLAHÜ LİNNASİ MİN RAHMETİN FELA MÜMSİKE LEHA.
VE MA YÜMSİKE FELA MÜRSİLE LEHÜ MİN BA’DİHİ VE HÜVEL AZİYZÜL
 HAKİM. RABBİ EÜZÜ BİKE MİN HEMEZAT-İŞ ŞEYATİN.VE EÜZÜ BİKE
 RABBİ EN YAHDURUN. HASBİYALLAHÜ LA İLAHE İLLA HÜVE ALEYHİ
 TEVEKKELTÜ VE HÜVE RABBÜL ARŞ-İL AZİYM. LA İLAHE İLLA ENTE
 SÜBHANEKE İNNİ KÜNTÜ MİNEZ ZALİMİN. VE İNYEKADÜLLEZİYNE
 KEFERÜ LEYÜZ LİGUNEKE Bİ EBSARİHİM LEMMA SEMİ UZ ZİKRE VE
 YEKULÜNE İNNE HÜ LE MECNUN. VE MA HÜVE İLLA ZİKRÜN LİL
 ALEMİN.ENTE ALLAHÜL KAVİYYÜL AZİZ. BİSMİLLAHİ BABÜNA
TEBAREKE HIYTANÜNA YASİN..SEKFÜNA..KAF.. HA..YA..AYN.. SAD..KİFAYÜNA..HA..MİM..AYN..SİN..KAF..HİMAYETÜNA
 SETRÜL ARŞİ MESBÜLÜN ALEYNA..VE AYNÜLLAHİ NAZİRETÜN
 İLEYNA VELA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL
 AZİM..YA LATİYFU…ALLAHU LATİYFUN Bİ İBADİHİ VE YERZUKU
 MEN YEŞAU VE HÜVEL KAVİİYYUL AZİYM…YA FETTAHÜ…İFTAH
 LENA EBVABER RIZKİ VER RAHMETİ…BİSMİLLAHİLLEZİY LA
YEDURRU MA ASMİHİ ŞEY-ÜN FİL ARDİ VE LA FİSSEMAİ VE
 HÜVESSEMİUL ALİM…ALLAHÜMMEH FEZNİ VE ZEVCİ VE
EMVALİ MİN ŞERRİL İNSİ VEL CİNNİ VEN NAZARİ VESSİHRİ…
VE ŞERRİ KÜLLİ ŞEY-İN..YA HAFİZÜ..YA KADIYAL HACAT…
ALLAHÜMME SALLİ ALA MUHAMMEDİN SALLALLAHÜ ALEYHİ
 VE ALİHİ VE SAHBİHİ ECMAİN….AMİN…

Bu dua-nın anlamı çoook geniştir bu duayı devamlı okuyanlar mutlak feraha ererler inşallah bizden söylemesi.

Yüce Allah verdiği her derdin devasınıda lütfetmiştir.Manevi hastalıkların devasıda manevi olmaktadır.Manevi dertlerin ızdırabını yaşayanlar denize düşenin yılana sarıldığı gibi maddi hırs peşindekilerin ağlarına yakalanmaktadırlar.Kimi falçıdan kimi kahinciden medet ummakta derman verecek olan “Yüce Allah adeta unutulmaktadır”Her işte olduğu gibi manevi şifa yollarında da sahtekarlar mevcuttur.Menfaat uğruna yapılmayan kalmamaktadır.Bu istismar din düşmanlarını da malzeme olunca en fazla zarar gören de samimi ve dürüst çalışan insanların manevi rahatsızlıklarının giderilmesi hususun da gayret sarf eden samimi Müslümanlara olmaktadır.Falcıdan-Kahinden medet umanlar kendilerini hoca diye tanıtıp aslın da hocalıkla alakası olmayanlara”SOYULANLAR”Bu güzelim işi hakkıyla yapan havas ilmi ile iştigal eden mürşidin den himmet alan manevi bir güce sahip olan insanlarıda yıpratıyor.İşin aslını ve esasını bilmedikleri için bir çok maddi kayıpları olan “ZAVALLI İNSANLAR”üstelik birde inançlarından olmaktadırlar.Başvurdukları insanın ilmi hüviyetinin olup olmadığını bilmeden samimiyetini görmeden hemen inanı vermek pek safça bir harakettir.

ALLAH’A HACETİNİ BİLDİRMENİN YOLU
Peygamberimiz (s.a.v.) Allah’tan istekte bulunmanın hacetini dilemenin yolunu şöyle beyan buyurmuştur….Bir gün için de iki rekat da bir selam vermek üzere on iki rekat namaz kılınır…”Allah’a sena bana salavat getirir..sonra başını secdeye kor..Yedi Defa Ayetel Kürsü okur okur.. on defa “LA İLAHE İLLALLAHU VAHDEHU LA ŞERİYKE LEHÜ LEHÜL MÜLKÜ VE LEHÜL HAMDÜ VE HÜVE ALA KÜLLİ ŞEY-İN KADİR….der..

Daha sonra şu dua’yı okur: “ALLAHÜMME İNNİ ES-ELÜKE BİMEAKIDİL İZZİ MİN ARŞİKE VE MÜNTEHER RAHMETİ MİN KİTABİKE VE İSMİKEL A’ZAMİ VE CEDDİKEL A’LA VE KELİMATİKET TAMMETİ”…”Bu dua’dan sonra ihtiyacını diler ve başını secdeden kaldırıp selam verirse dileği kabul olur” inşallah….

Yine her gün güneş doğmadan ve batmadan önce her biri “ YEDİ KERE OKUNAN” aşağıda yazmış olduğum sure ve duaları okumaya devam edersenizse manevi huzura kavuşmuş olursunuz inşallah.

1) 7 Defa Salavat-ı şerife

“ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED”

2) 7 Defa Fatiha-i şerife

3) 7 Defa Ayetel Kürsi

4) 7 Defa Kafirün suresi

5) 7 Defa İhlas suresi

6) 7 Defa Felak suresi

7) 7 Defa Nas suresi

8) 7 Defa Tesbih duası..”SÜBHANELLAHİ VELHAMDÜ LİLLAHİ VE LA İLAHE İLLALLAHÜ EKBER.VELA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİ’L ALİYYİL-AZİM”

9) 7 Defa “ ALLAHÜMMA’ĞFİR LİL MÜ’MİNİNE VEL MÜ’MİNAT

10) 7 Defa “ALLAHÜMMA’ĞFİR Lİ VE LİVALİDEYYE “

11) 7 Defa Dünya ve ahiret duası “VELHAMDÜ LİLLAHİ RABBİL ALEMİYN”


AÇ HUZURA ELİNİ DERTLERİNİ O VERİR ÇALMA BAŞKA KAPILAR

YÜCE MEVLADAN İSTE DERMANI O GÖNDERİR OLMAYICA ARZULAR

ZİKRE YÖNELT DİLİNİ HER İLAÇ ONDAN GELİR SENİ ANCAK O ANLAR

YÜCE MEVLADAN İSTE YÜCE MEVLADAN İSTE YÜCE MEVLADAN İSTE

 

 

25/9/2006

FALCILIK ve KAHİNLİK YAPANLAR

FALCILIK ve KAHİNLİK YAPANLAR

Aşk-Tarot-Gelecek okuma-Suya bakma-Astroloji-El Falı-Kahve Falı-Parapsikoloji-Kehanetler-Zar Falı-Hipnoz-Yıldızname-gibi bir sürü fal çeşidi vardır bu işi yapanlar sözde gelecekte olacak olanlarıda söylemekteler ne yazık ki anlattıklarının ya biri veya birkaçı çıkmakta gerisi yalan dolan...

İslam da geleceği Allah’tan başka kimsenin bilmeyeceği vurgulanır.Bu yüzden Falçılık-Kahinlik yasaktır.Hz.Peygamber Efendimiz (S.A.V.)Kahinlerin sözlerine inanılmamasını cinler tarafından da onlara söylenen sözlerin ancak yüzde birinin doğru gerisinin yalan olduğunu buyurmuştur.Kur’an’da Fal hakkın da bir hüküm yoktur.”FALÇILARA İNANAN MUHAMMEDE GELENİ İNKAR ETMİŞ OLACAĞI ŞEKLİNDE RİVAYETLER DE VARDIR

Peygamberlerin ortaya koyduğu aydınlık yolun ilkelerini özümseyemeyen ve bunu kendi çıkarları ve sahte konumları bakımından tehlikeli gören bir takım insanların öteden beri başvura geldikleri karanlık işlerden biride sihir ve büyüdür.Yani sihir ve büyü işi ile uğraşıp insanlarımızı mutsuz edenlerdir.” Bizimde burada görevimiz yapılan bu kötü fiilleri bozmaktır”YANİ ONLARIN YAPTIKLARINI BOŞA ÇIKARTMAKTIR GÖREVİMİZ ELHAMDÜLİLLAH”.

Şunuda ifade etmek gerekirse ”KEHANETDE” bulunmak çok tehlikeli bir şey bu tarz işle uğraşanların yanına giden insanlarımızın bazılarının ruh sağlıklarını bozduklarınıda görüyoruz ve görüyorsunuz.”DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞIMIZ FALIN-ASTROLOJİNİN-KEHANETLİĞİN DİN DIŞI BİR UYGULAMA OLDUĞUNUDA ALANEN İLAN ETMİŞTİR. Bunu bilmemize rağmen halen bu tarz olaylara maruz kalıyoruz ve gidiyoruz bu işi yapanların yanına. Bakın şimdi aşağıda ki yazdıklarıma ne demişiz…..

Kahinlik ve Falcılık gaybı görme veya bilme iddiasıdır.Bu ise Kur’an’a uymayan bir husustur.Bu Bakımdan Kur’an’dan örnek verecek olursak Mealen:

-) “DE Kİ SİZE VA DEDİLEN ŞEY YAKINMIDIR YOKSA RAB-İM ONUN İÇİN UZUN BİR SÜREMİ KOYACAKTIR BİLMİYORUM”

-) “O GAYB I BİLENDİR KENDİ GÖRÜNMEZ BİLGİSİNİ KİMSEYE GÖSTERMEZ

-) “ANCAK(GÖRMELERİNE) RAZI OLDUĞU RESÜLLERE GÖSTERİR. ÇÜNKÜ O (GAYB I GÖRMELERİNE RAZI OLDUĞU RESÜLLERİN) ÖNÜNE VE ARKASINA GÖZETLEYİCİLER KOYAR”

-) (BÖYLE YAPAR) Kİ ONLARIN RAB’LERİNİN KENDİLERİNE VERDİĞİ EMİRLERİ DUYURDUKLARINI BİLSİN.VE (ALLAH) ONLARIN YANIN DA BULUNAN HER ŞEYİ (BİLGİSİYLE) KUŞATMIŞTIR.HER ŞEYİ BİR BİR SAYMIŞTIR.


Bu ayet meallerin den anlaşılacağı gibi Allah (C.C.) Gayb’ ına kimseyi muttali kılmaz ancak görmelerine razı olduğu Resüllere gösterir ve bu gösterme olayıda Gaybın tamamıyla ilgili değildir.Örnek verecek olursak: Gayb bilgilerinden olan kıyametin saatini Resüller de bilemezler.Kur’an’dan Mealen: “İNSANLAR SANA (KIYAMETİN) ZAMANINI SORUYORLAR… DE Kİ… ONUN BİLGİSİ ALLAH’IN YANINDADIR.NE BİLİRSİN BELKİDE ZAMANI YAKINDIR.“ Gaybı görmenin ve bilmenin manası kumda çizgiler çizmek suya bakmak el falına bakmak kahinlik taslamak yıldıznameye bakmak olmadığı gibi Gaybı bildiğini iddia eden bir şahıs aynı zaman da “Resüllük” te iddia etmiş olur ki buda Kur’an’a aykırıdır.

”BİZDEN UYARMASI”

“ALLAH RAZI OLSUN”

25/9/2006

BÜYÜCÜLÜK YAPAN VE YAPTIRANIN HÜKMÜ

BÜYÜCÜLÜK YAPAN VE YAPTIRANIN HÜKMÜ


BÜYÜ NEDIR ?

Büyü seytanla büyücü arasinda varilan bir anlasmadir… seytan kendisinden büyü konusunda yardim isteyen büyücüye bir takim sirk hareketlerinde bulunmasini veya Allah in haram kildigi bazi seyleri yapmasini sart kosar.

BÜYÜCÜ ASAGIDA BELIRTILEN FIILLERI YAPMAK SURETI ILE SEYTANIN YARDIMINI ALABILIR ;
•) Kur-an ayetlerini ayaklarinin altina yazmak.
•) Kur-an ayetlerini pislikle yazmak.
•) Kur-an i ayak altina alip sikica baglayarak tuvalete gitmek.
•) Besmele çekmeden seytan için kurban kesmek ve kesilen hayvani seytanin belirttigi yere birakmak.
•) Atesle konusmak, ona secde etmek veya tapinmak.
•) Annesi veya kizi yahut kizkardesi ile yatmak.
Anlasilacagi gibi cinler ancak bir bedel karsiliginda büyücüye hizmet ederler. Büyücünün küfrü ne kadar fazla olursa seytanin itatide o derece fazlalasir. Ancak, büyücü ihtilafa düsüp yerine getirmesi gereken hususlarda kusur islerse seytan da ona yardim etmekten vazgeçer.


ŞER-İ ISTILAH OLARAK BÜYÜ ;
Büyü kagit haline getirilen bir dügüm, sözle veya yaziyla ifade edilen bir kelam yahut dolayli yoldan hedef alinan kisinin bedeninde veya aklinda yahut kalbinde tesiri görülen bir sözdür. Gerçektir, öldürücü ve hasta edici olanlari vardir. Erkegi karisina karsi tutan ve ereksiyonu önleyeni, kariyla kocayi birbirinden ayiran, birini digerine düsman kilani yahut iki karsi cins arasinda muhabbet peyda edeni vardir.


BÜYÜ (SIHIR) NÜN GERÇEKLIGI KONUSUNDAKI HADISLER ;

Ebu Hureyre den rivayet edilmistir ; Peygamberimiz (s.a.v.) söyle buyurdular;

Yedi büyük günahtan sakinin “Sahabe sordu nedir onlar ey Allah in elçisi” “Peygamberimiz S.A.V cevaben Allaha sirk kosmak,
Büyü yapmak, Allahin helal saydigi sekillerin hilafina insan öldürmek, faiz yemek,yetim mali yemek, savasta – cepheden kaçmak, hiçbirseyden haberi olmayan masum genç kiz ve Müslüman kadinlara iftira atmak.
Peygamberimiz S.A.V hadis i seriflerinde büyüden uzak durmamizi emreder onu büyük günahlar arasinda göstermektedir. Bu da büyünün bir hurafe degil gerçek oldugunu gösterir.

Kur-an la tedavi yapan kisi ile büyücü arasinda ne tarz bir fark bulundugunuda izah etmeye çalisirsak, ehli sünnet imamlarina göre bazi kisiler cinlerle yani seytan, ifrit gibi cinleri kullanarak ve kendilerine boyun egdirerek bunlarla çalisirlar. Buna göre herhangi bir amacini gerçeklestirmek için seytan, ifrit veya cini kullanan kisye büyücü denir. Büyü olayinda büyücü ile cin arasinda bir anlasma vardir ve büyücü birtakim sirk fiiller yaparak cin e taparak veya seytana kulluk ederek onlardan faydalanir. Yani cin büyücünün hizmetkari olur.

Büyücü küfür sayilan islerde ne kadar ileri giderse seytanlarla olan yakinligi da o oranda artar. Ve seytan insanlar arasina
Düsmanlik sokmak, kari kocayi birbirinden ayirmak veya kalbe kin duygulari asilamak gibi vazifeleri büyücü adina gerçeklestirir.

BÜYÜ YAPAN VE YAPTIRAN HAKKINDA HZ. ALLAH (C.C) BÜYÜYÜ YAPAN VE YAPTIRANIN KENDISINE ORTAK KOSMAKLA BIR TUTMUS VE BÜYÜCÜLERIN KENDI IZNI OLMADAN HIÇBIR KIMSEYE ZARAR VEREMEYECEKLERINI BUYURMUSTUR.

Hz. Allah in bu emri hem insanlar ve hemde kafir olan cinlerin uyanmasi içindir.

“ Allah in izni olmadikça onunla hiçbir kimseye zarar verici degillerdir. Onlar ise kendilerini zarara sokacak onlara faide vermeyecek seyleri ögreniyorlardi. And olsun onlar muhakkak biliyorlardi ki o nu (sihri) satin alan (o na revaç veren) KIMSE NIN AHIRETTEN HIÇBIR NASIBI YOKTUR. ONLARIN KENDILERINI CIDDEN NE KÖTÜ SEY MUKABILINDE SATTIKLARINI BILMIS OLSALARDI (Bakara Suresi ayet 102)”
halde ayetin tefsiri açiktir. Büyücüler içinde (büyü yaptiranlar içinde) kendilerine hasa Allah kudreti vehmedenler oluyordu ki Allah a ortak kosmakla birdi, hareketleri de küfürdü.

Nitekim Hz. Mahammed S.A.V de ayni uyariyi yapmistir “ büyücülük Allah a ortak kosmaktir

ISLAM A GÖRE BÜYÜCÜ NÜN DURUMU VE BÜYÜ YAPTIRMANIN HÜKMÜ :

•) Seyh Hafiz Bin Ahmed Hikemi der ki: … Büyücü seytanin telkin ettigi sekilde büyü yaparsa “BAKARA SURESINDE BELIRTILEN HÜKME GÖRE KAFIRDIR”.
Ayet su sekildedir “ … Halbuki onlar biz salt fitneyiz, sakin küfre girmeyin demeden kimseye bir sey ögretmiyorlardi (Bakara 102).
•) Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyorlar :… Büyücüye verilen ceza (basinin) kiliçla kesilmesidir”.
•) Imam-i Azam Ebu Hanife hazretleri der ki:
“büyücü rivayetlerin büyük bir çogunluguna göre öldürülmelidir. Çünkü büyü müslümanin katline sebep olan bir cinayettir. Zimminin öldürülmesi bile katli gerekir.
•) Imam Safii der ki : Ehli kitap tan büyü yapanlar öldürülmez. Ancak yaptigi büyü ölüme sebep olursa öldürülür.
•) Imam Malik der ki: Ehli kitap tan büyü yapanlar öldürülmez. Ancak yaptigi büyü ölüme sebep olursa öldürülür.

Hastanin hastaliginin sebebini veya tedavi yolunu ögrenmek amaciyla “GAYB” dan haber verdiklerini iddia eden falcilara, kahinlere insanlarin gitmesi caiz olmaz. Gayb dan haber verenler, GAYB i bildiklerini iddia etmelerinden dolayi sapik ve kafirdirler. Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir falciya müracaat edip de ondan bir sey soranin 40 gün namazi kabul edilmez.

“Fal amaci ile kus uçuran, büyü yapan veya yaptiran bizden degildir. Bir falciya müracaat edip söylediklerini tasdikleyen kisi Muhammed (S.A.V) e indirmis olani inkar etmis sayilir.”…Bu hadis den falcilara veya benzerlerine gitmenin onlardan bir sey sormanin ve söylediklerini tasdik etmenin yasaklandigi anlasilmaktadir. Peygamberimiz bu islerde büyük tehlike, vahim sonuçlar ve küfre götüren günahlar oldugundan onlara müracaat edilmesini ve bir sey sorulmasini yasaklamistir. Birçok hadislerde de büyücü ve falcinin kafir olduklari belirtilmistir. Çünkü bunlar GAYB dan haber verirler ki bu küfürdür. Onlarin GAYB hakkinda Söylediklerini tasdik eden ve inananlarda onlarla ayni hükme tabi tutulurlar.

25/9/2006

KUR-AN I KERİM BİR MİSK-İ AMBERDİR

KUR-AN I KERİM BİR MİSK-İ AMBERDİR.

Hamd Allaha mahsustur. Salat ü selam onun habibi Hz. Peygamber (S.A.V)e mahsustur.

Ona nasıl hamd etmeyelim ki?... bize en büyük nimet olarak Kur-an ı verdi. Kur-an dan daha büyük daha yüce bir nimet varmıdır ki?...

Bu büyük nimetin içinde, tertemiz olarak ondan büyük dersler alarak, onun olumlu meyvalarını toplayarak, onunla hem bedenen- hem ruhen tedavi olarak yaşadık ve halen de yaşıyoruz.

Evet bedenlerimiz rahatsızlanınca Kur-an la tedavi oluruz. Ahlakımız bozulmaya yüz tutunca Kur-an la tedavi oluruz.

Azmimiz ve irademiz zayıf düşünce ona Kur-an la güç veririz. Kalbimiz pas tutunca o pası Kur-an la gideririz.

Vicdanlarımız gaflet uykusuna dalınca onu Kur-an la uyandırırız. Hayatımız çoraklaşıp kuruyunca onu Kur-an la sularız. Yollarımıza karanlık çökünce onu Kur-an la aydınlatırız. Rızkımız azalınca onu Kur-an la çoğaltırız. Dünyamız kararınca onu Kur-an la güzelleştiririz.

Saymakla bitmez Kur-an ın biz insanlara olan faydalarını, insanlık hiçbir problemle karşılaşmasın ki Kur-an la onun çaresi, ilacı ve iyileştirici devası bulunmasın… Kur-an büyük bir eczanedir. İlimle rusuh bulunanlar o na iman ettik derler.

Tenha yerlerde okuyan kişiye arkadaşlık yapar, karanlıklarda kıvranana yol gösterir, bunalımlar içinde kıvranan kimseyi bunalımdan kurtarır.

Belagat sahibi hiçbir kalem yoktur ki Kur-an dan ışık almasın. Hiçbir güzellik yoktur ki Kur-an ın gösterdiği ziyadan parıltılar almasın… Kim o nu kale edinirse bütün zorluklar ondan gider, fitneler kaçacak delik ararlar.

Hülasa ne zaman o na bir bakarsa sahifelerinde hak ve hakikat parlayıp yükselir.

Ne önünden ne de arkasından batıl ona asla gelip yaklaşamaz.

İşte ALLAH ın bizim için bir ŞİFA, bir RAHMET kıldığı Kur-an ın bazı nitelikleri bunlardan ibarettir.

25/9/2006

CİNLER ALEMİ

CİNLER ALEMİ

CİNLERİN İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Cinler aleminin diğer gerçeklerine geçmeden önce cinler soyundan geldikleri için toptan cinlere atfedilen iblis ve şeytanların insana yaptıkları bazı zararların akım kalması imkanını bilmekte faydalı olacaktır. İnsanoğlu nun bazı zararlara uğratan şeytan (cinler alemi ) bilhassa aşağıda belirtilen 3 amel de insanı maddeten ve ruhen perişan etmeye çalışılar.

1- NAZAR (göz değmesi)
2- SİHİR ve BÜYÜ
3- RUHA SALDIRMAK

Bunları sırasıyla inceleyip kurtuluş silahını tanımak her insan için büyük faydadır.


1-Nazar (göz değmesi) ; Nazar vardır …
Asağıdaki şekillerde tezahür eder ;
a) İnsanın insana gözü değer,
b) İnsanın eşya ya gözü değer,
c) İnsanın hayvana gözü değer.

Nitekim NAZAR hususunda peygamber efendimiz (S.A.V) tarafindan rivayet olunmuş birçok hadis i serif vardır.
İşte birkaçı ;

a) Göz değmesi haktır, insani mezara deveyi kazana götürür.
b) Göz değmesinden korunmanız için Allah'a sığınınız. Zira göz değmesi vardır.
c) Ve gözden, nefs den Allaha sığınınız.
d) Göz değmesi hakdır . Dağı yerinden oynatır.

Nazar (göz değmesi) herkesin kudretinde değildir. Yani her dileyenin gözü değmez ve her gözü değen çarpılmaz, zarar görmez . Sebep neden diye araştırılsın, ancak Hz. Allah (C.C.) ın bilgisindedir.

DİNSİZLER NAZARDA BİR TAKIM ELEKTRİK AKIMLARI GİBİ VASITALAR DÜŞÜNÜRLER…

Sanırlar ki! İnsan bedeni de devamlı olarak birtakım elektrik neşriyatı yapar. Bu dalgalar bazı bedenlerde kuvvetli olur. Elektrik akımları birleşerek karşı akımı bakılan beden yahut hayvanda, eşyada bulup birleştiği zaman nazar olayı gerçekleşir. BU MADDİ BİR İZAHTIR. ASLA DOĞRU OLAMAZ ...

Öyle hallerde her beden dikkatine topladigi bir cisimden behemahal nazar degmislilik alametleri görmesi gerekir ki, olmuyor. Lakin sık sık babaların bile evlatlarına nazarı değdiği gerçeğini biliyoruz.

Nazar için Allaha inanmayanlar, maddi sebep arayadursunlar, insanlar bu hususta iki fikirdedirler ;

1- Bazıları nazarı değenin (şeytanın halk tabiri ile cinni nin ) o insana telkini nin sonucudur derler.

2- Bazılari ise ruhi oldugu kanaatindedirler. Hangisi olursa olsun elbette nazar haktır.


Nazara karşı zaferi kazanmak için en tesirli silah şüphesiz Hz. Allah a sığınmaktır. Her derde şifa olan Kur-an ı kucaklamaktır. Göz değmesi ile hastalanan bir kimse ilaçtan ziyade okumakla iyileşir. Şimdi küfür ehli bati doktorları da bu cihete yönelmişlerdir.

BU OKUMAYI ALLAH TAN İZİNLİ OLDUĞU TECRÜBELERLE SABİT BİR İLİM EHLİNİN YAPMASI GEREKİR.

Önce niyet ve niyaz olunur, sonra Peygamber Efendimizin (S.A.V.) ravzai mutahharalarına ve üveys el- karani Efendimizin ruhaniyetlerine bir fatiha ve üç ihlas -ı şerif, üç salavat-ı şerife gönderilir.
Nihayet hasta için 21 besmele-i şerife ile 1 Ayetel kürsi okunur yahut 7 Fatiha suresi okunur.
Nitekim şu hadis-i serif bu tedavi usulünü müminlere tavsiye etmektedir.

ALLAH' IN KİTABIN DA SEKİZ AYET VARDIR Kİ, GÖZ (nazar) İSABETİ iÇİNDİR. O SEKİZ AYET'İN YEDİSİ FATİHA SURESİ BİRİDE AYETEL KÜRSİ DİR.

Nazar değmemesi ve değdirmemek içinde kulun daima her işe ALLAH in ismi ile başlaması, ona kitabına sığınması ihlas sahibi olması gereklidir.


2-Sihir ve Büyü ;
Sihir ve Büyü yapmak veya yaptırmak bir memlekette artarsa, o memleket için afet olur. Çünkü büyü en tesirli silahlardan daha korkunçtur. Bunu yapan veya yaptıranlar CİN soylu şeytanlara uyanlardır, onlara sığınarak masum insanlara suikast hazırlamışlar demektir. Büyü yapan ve yaptıranlar işlenen cinayete ortak olduklarında er yada geç iflah olmazlar, yaptıklarının cezasını mutlak çekerler. Allah (C.C) emri ile zelil, sefil ve hakir düşerek, sürünürler ve ölürler…
Büyü yapan ve yaptıranların çoğu kendierini şöyle savunurlar; “ biz şer e değil hayr a hizmet ediyoruz” derler. Oysa ki
Hayr a değil şer e hizmet ederler, esasen insanı suursuz, ne yaptığını bilmez çılgın bir hale getirmekte hayr bulunur mu?...
Büyüden kurtulmak, şeytana karşı zafer kazanmak için nazar gibi onun da tedavisi vardir ve yine ruhi dir. YANİ MADDİ DEGİL MANEVİDİR, KAYNAĞI ŞİFA VE RAHMET MEMBAĞI OLAN KUR-AN DIR.


3-Ruha Tasallut ;
İnsan iki türlü hastalık karşısındadır.

• Bedeni sebepledir,
• Manevi sebepledir,


Yakın zamanlara kadar ilim manevi olan ikinci grup hastalıkları (asabi) adı altında (asabiyeci) lere tedavi ettiriyordu.
Ruhun varlığına inanılıp Kur-an ı Kerim bu cihetten de tasdik edilince ikinci bir ihtisas peydahlandı (sinir ve ruh mütehassısı)
Dediler ona.
Lakin bu mütehassızlar hastalığın kaynağında değişik fikirlerdedirler… Bu sebep- lerden verdikleri ilaçlarla ve tavsiye ettikeri Usullerle telkinlerle yaptıkları tedavi devamlı şifa getirmiyor. Ancak şimdi hemen hemen bütün ilim erbabı bu ikinci tip hastalıkların tedavisin de islam inanışına yönelişler yani Hz. Allah a (C.C.) ve şifa kaynağı olan Kur-an a eğilmişlerdir. Manevi hastalıklara uğramış hastalara halk dilinde (UĞRAMA, KARIŞMA, CİN ÇARPMASI) isimleri veriliyor. Gerçekte cin değil cin soyundan olan şeyta nın işidir bu…


HASTALANAN İÇİN HASTALIK SEBEPLERİ ŞUNLARDIR (benzerleri de olabilir)

•) Göz değmesi,
•) Büyüye uğrama,
•) Cinlerin mahiyetini bilmeyip telkinle onların zararlı olduğunu sanması,
•) Yine cinlerin mahiyetini bilmediğinden telkinlerle hayal görmesi, erkek bir cinni yahut periyi hayal halinde görerek sevmesi Yahut onlar tarafından sevildiğini sanması, Ruhu tasalluta bu sebeplerden hangisiyle olursa olsun bedence hiçbir noksanı derdi olmadığı halde şu hallerden bazılarına uğrar.
•) Hiç sebep yokken içi sıkılır bir türlü gideremez,
•) Nefesi daralır… boğulacagını sanır,
•) Kalbi normal dışı çarpar… vehme düşer,
•) Daima kötümserlik, hüzün, tasa içindedir
•) Hiçbir işte karar veremez, muhakeme zaafı başlar,
•) Bir kemik görse yoluna devam edemez, eve girip çıkarken adımlarını şaşırır,
•) Sabit fikirlere tutulur,
•) Normal dışı yaşayışa geçer (temizlik merakı) gibi. Bazıları da bunun tersini yaparlar yani (sudan korkarlar ve kirli yaşarlar).
•) Yaşayısında intizam olmaz, perişandır, süflidir,
•) Dalgındır ve unutkandır,
•) Tenhada yaşar, kalabalıktan hoşlanmaz, eve odaya yatağa kapanır
•) Herkesin hoşlandığından sıkılır
•) Çabuk kızar, alıngan olur
•) Gevşeme, halsizlik, iradesizlik, takaatsizlik, azimsizlik,neşesizlik gelir
•) Uyku uyuyamamaya başlar
•) İstahsızlığa müptela olur
•) Başta ve bedende sebepsiz ağrılar başlar ve devam eder
•) Ürkeklik ve korkaklık sarar, itimatsızlık bas gösterir
•) Sar-a, uyurgezerlik,havaleler, asabi buhran, çılgınlığa kadar uzanan derece derece cinnetlere uğrar.

BUNLARDAN HERHANGİ BİRİSİNE UĞRAYAN BEHEMAHAL RUHUNA TASALLUT EDİLMİŞ BİR HASTADIR. TEDAVİSİ İLAÇLA OLMAZ, ÇÜNKÜ RUHA MADDE TESİR ETMEZ! ÖNCE HEPSİNİN ORTAK ZAFERE ULAŞTIRAN SİLAHLARI ŞUNLARDIR;

•) Allah a niyaz
•) Sadaka dağıtmak
•) Kurban kesmek
•) Allah dostları nın ruhlarına ve ruhaniyetlerine hatim indirmek.

Kısacası şifa ve rahmet kaynağı olan Kur-an a sığınmaktır. Hastalık belirtilerine göre şifa hassaları bildirilmiş sureler ve ayet-i kerimeler okunur. Burada Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (S.A.V.) Efendimizin buyurmuş oldukları birkaç hadis i şerifi ile noktalamak istiyoruz.HİDDETLENMEK ŞEYTANDANDIR ÇÜNKÜ VESVESE VERMEK VE KIZGINI ALDATMAK ŞEYTAN İŞİDİR ŞEYTAN CİN SOYUNDAN OLDUĞUNDAN ATEŞTEN YARATILMIŞTIR….SU ATEŞİ SÖNDÜRÜR.O HALDE İÇİNİZDEN KİM HİDDETLENİRSE YIKANSIN.
Ayrıca Allah'ın Resul'ü şeytana sövülmemesini Şerrinden Allah'a sığınmayı hatırlatıyor.


CİNLERİN VARLIĞININ KANITLANMASI

Ehli sünnet ve cemaat akaidine göre cinlerin varlığına inanmak, imanın esaslarından-
Dır. Her şeyden önce, Yüce Allah cinler hakkinda müstakil bir sure indirmiştir. Cin ve türev- leri Kur-an ı Kerim de yaklaşık elli yerde geçmiştir.
Peygamber Efendimizden de (S.A.V) cinler ve onların Müslüman oluşları hakkında
Birçok hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Bütün bunlar cinlerin kesin olarak bilinen varliklar olduğunu ve onları inkar etmenin de mümkün olmadığını gösterir.
Buna göre cinlerin varlığını inkar eden biri Kur-an ın açık nasları ve sahih sünnet ile bilinen Bir esasi inkar ettiği için islam dairesinden de çıkmıs olur. Bu duruma düşmekten Cenab-i Allah a sığınırız.


CİNLERİN YARATILIŞI VE CEVHERLERİ

Cinlerin ateşten yaratıldıkları şu Kur-an Ayet ile bildirilmektedir.”Ve cinni de daha önce alazlı bir ateşten yarattık.Hicr suresi:27. inci ayet. “ Cinleri de dumansız bir ateşten yarattı” rahman suresi : 15.inci ayet.

Yüce Allah Kur-an ı kerim de iblisin şöyle dediğini nakletmistir: “ Beni ateşten yarattın onu İse balçıktan yarattın” A-raf suresi 12.inci ayet. Bazıları bu konuda kuşkuya kapılarak şöyle derler : Eğer cin ateşten ise cehennem ateşi onu
Nasıl yakacaktır, eğer cin ateşten ise insan vücuduna girdiğini nasil söyleyebiliriz?
Bilin ki! Yüce Allah (C.C.) insanı toprak, çamur ve pişmiş balçığa izafe ettiği gibi şeytan ve Cinleri de ateşe izafe etmiştir. Bununla kastedilen insanın aslının balçık olduğudur… Ama bugün hiçbir Ademoğlu gerçek anlamda toprak veya balçık halinde değildir. Ama ilk Yaratıldığında öyle olmuştur. Cinler de aynı şekilde başlangıçta ateş idiler. Nitekim Allah Resulu nün (S.A.V.) su buyruğu da bunu kanıtlamaktadır.” Namazda önüme bir şeytan çıktı! Onu öyle bir boğdum ki salyasının soğukluğunu elimde hissettim…!” kaynak Ahmed B.Hambel, Ebu Said El-hudri den Müsned, 3- 83 ve Abdullah Mesuddan “ R.A” nakledilmiştir.

insanlar gibi cinlerin de yaratıldıkları cevher olan ateş üzere kalmadıklarının bir diğer delili Yine Allah Resulu nün (S.A.V) şu hadisidir ; “ Allah düşmani iblis elinde bir ateşle gelip Onu yüzüme atmak istedi” Kaynak = Sahih-i Müslin-542, Nesai 3-3
Hadis i şerif den anlaşıldığı üzere eğer cinler ateş cevheri üzere kalmış olsalar ve yakıcı bir Ateş olmaya devam etselerdi, şeytan veya ifritlerden birinin elin de ateş taşımasına gerek Olmazdı. Bilakis şeytan, cin veya ifritlerden birinin eli Ademoğlu na dokunduğu anda onun Yanmasına yeterdi.

CİNLERİN TÜRLERİ

Allah Resulu (S.A.V) nün şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir;

CİNLER 3 GRUPTUR

1. GRUPTAKİLER-KANITLARI VARDIR ; HAVADA O KANATLARLA UÇARLAR.
2. GRUPTAKİLER-YILANLAR VE KÖPEKLERDİR.
3. GRUPTAKİLER-GELİRLER VE GİDERLER.



CİNLERİN MESKENLERİ

Zeyd B.Erkam dan (R.A) rivayet eden bir hadisde Allah Resulu (S.A.V) şöyle buyurmuştur ;
şu hurma öbekleri şeytanların meskenleridir. Sizden biri ıssız bir yere girdiğin de şöyle desin… Allahım Hubs ve Habaisten sana sığınırım.
“ Hubs (cinlerin erkekleridir), Habais ise (dişileridir).
İbn-i Teymiye şöyle demiştir; Cinler genellikle harabe ve çöllerde, hamamlarda, hurma öbeklerinde, çöplüklerde, türbe ve mezarlıklarda bulunurlar.Genellikle şeytani işlere bulaşmış kimselerin mezarları civarında da cinlerin sık bulunduğu görülmüştür. Cinlerde Şeytanlar gibi bu tür mekanları sığınak olarak kullanırlar.

Müslüman hanelerin den hiçbir hane yoktur ki çatısının altında Müslüman cinlerden bir cin Bulunmasın. Onlar öğle yemeklerini yerken cinlerde inip onlarla beraber yerler.akşam yemeklerini yerken de yine onlarla birlikte sofrada olurlar. Allah o hane halkına gelecek tehsitleri onlarla savar.


CİNLERİN YİYECEKLERİ


Allah Resulü (S.A.V) sahabeye de şöyle buyurmuştur : Tezeklerle taharetlenmeyin çünkü onlar kardeşlerinizin yiyeceğidir.(Sahih-i Müslim 450 Ebu Davut 84-Tirmizi3258 Ahmet B.Hambel)

Tabiî ki yiyecekler mü-min cinler için geçerlidir. Kafir cinlere gelince onlar Allah(c.c)'in adının anılmadığı her şeyi yerler. Allah(c.c) Resulünun (S.A.V) şu buyruğunda bunu teyit etmektedir “Şeytan üzerine Allah(C.C)'in adının anılmamış her yiyeceği helal görür (Sahih-i Müslim) Cinler bunlar dışındaki yiyecek ve içeceklerden Allah'ın adi anılmamış olanları yiyip içebilirler.


CİNLERİN ŞEKİL VE SURETLERİ

Cinler insan ve hayvan suretlerinde yaratılmışlardır. Yılan akrep ve benzeri hayvanlar suretinde bulundukları gibi deve, inek, koyun, merkep ve insan suretinde de bulunurlar Cin ve şeytanların görüldüğü birçok farklı suretler daha bulunmaktadır. Ayrıca aşagıda sıralamış olduğumuz şekillere de girebilirler.

•) Adam suretinde
•) Kadın suretinde
•) Delikanlı suretinde
•) Zenci köle suretinde
•) Kedi suretinde
•) Köpek, yılan, çiyan suretinde
•) Fil suretinde
•) Renkten renge giren surette
Cinler yukarıda belirtilen bu şekil ve suretlere rahatlıkla girebilirler.


CİN VE CİN YOLDAŞLARI

Bazı medyumlar (mürşidi olmayanlar)'la mahalle hocaları falcılar kahinciler ile cin yoldaşlar arasında çok sıkı, ilişkiler bulunmaktadır. Kimi kadın veya erkek bu tür kimselere gittiklerinde hiçbir şey söylemeden bu kimselere giden şahısların hemen hane adlarını baba adlarını anında söylemekteler. Daha önce hiç tanımadıkları halde sanki onları çok yakinen tanıyorlarmış gibi konuşmaları bu tür “sapık” kimselere duyulan güveni daha da arttırmaktadır. Bu kimseler el veya kahve falına bakma talih okuma gelecekten haber verme yada ruh çağırma seanslarında da olabilmektedir. Şunu hemen belirtmemiz gerekir ki ruh çağırma diye bir şey yoktur. Gelen veya geldiği iddia edilen şey o kişinin göz boyaması veya cin gelmesinden başka bir şey değildir. Mürşidi olmayan medyum şu falina el falına veya kahve falına bakan ya da sıfatı ne olursa olsun bu tür “sapık” işlerle uğraşan kimselerin hizmetlerinde çalışan bir cinleri vardır. Bu hizmetçi cinin görevi gelen kimsenin yoldaşi olan cin veya şeytanla temas kurmak ve müşteri ile olan bütün sırları ondan öğrendikten sonra efendisine aktarmaktadır. Böylelikle “falcı ve kahinci” gelen kimsenin hayatı ile ilgili birçok sırrı bir çırpıda öğrenmekte ve ona söyleyerek güvenilirliğini arttırmaktadır. Onun için bu tür kimselere gitmeden evvel de iyi düşünülmelidir deriz.


Cinlerin Kendini Tanıtarak İletişim Kurmaları

Bu çesit CİN -insan ilişkisi, genellikle CİNlerin insanları zorla kendi kaydı altına alması şeklinde meydana gelmektedir... Daha çok kadınlarda görülen bir yoldur... Özellikle, asabî huylu kadınlar ile, doğum ertesinde ve ateşli hastalıklar veya kazalar sırasında bu bağ kurulmaktadır... Bu durumun sebebi beynin o andaki bedenin çeşitli yerlerindeki aşırı faaliyetlerle meşgul olması ve bu sebeple, "insan"in istediği şekilde beyinde hâkimiyet kuramamasıdır... Nitekim bu zayıf anda CİN o kişinin beynindeki ilgili merkezinde hâkimiyetini kurarak, ona istediği gibi görünmekte ve artık zorla istediğini yaptırmaktadır...

Bu zorla istediğini yaptırma işini, bazen kişinin beynindeki acı duyma merkezine verdiği impulsla onun acı duymasını sağlayarak gerçekleştirmekte; bazen de korku merkezini uyararak, onun ufak bir şeyden büyük korku duyarak o şeyi yapmasını sağlama şeklinde ortaya çıkmaktadır. Her halde yapılan iş, kişinin beynindeki belirli bir merkeze belirli oranda dalga sinyaller verilerek uyarılması ve böylelikle o kişide istenilen tesirin meydana getirilmesi şeklinde olmaktadır...

Nitekim ileride de açıklayacağımız gibi, gene medyumların transa geçirilmesi halinde bu hal aynen ortaya çıkmakta, önce kişinin kendini serbest bırakması istenmektedir ki bundan da amaç, "insan"ın beyin üstündeki kontrolünün azalması ve böylellikle iletişim kurulmak istenen CİN nin hâkimiyetinin kolaylıkla sağlanmasıdır... Bu tip bağlantılarda kadınlar kendileriyle iletişim kuran CİNnin son derece yakışıklı bir erkek halinde göründüğünü ifade etmektedirler...

Açık bir şekilde kadınlar veya genç kızları kendilerine bağlayan CİNler genellikle onlarla evlenmekte ve cinsi münasebette bulunmaktadırlar... Bu münasebetler sırasında kadın, CiNni bir cisim şeklinde görmekte ve onunla aynen bir insan olan erkekle münasebette bulunuyormuş gibi temasta bulunmaktadır... Ancak CİN`in maddesi olmaması nedeniyle burada akla su sual gelmektedir:

-Acaba tam bir madde hâline geçemeyen CİN, nasıl olup da bu temas sırasında insan CİNsine ait bir kadını tatmin edebilmektedir?.. Bu gibi durumlarda CiN, o kadının beynindeki seks merkezini uyararak onun tatmin olmasına sebep olmaktadır ki; beynin bir merkezine elektrosok verilerek kişiye istenilenin nasıl yaptırılabileceğini fizyoloji sahasındaki bilim adamları çok iyi bilmektedir...

Keza bu tip ilişkiler sadece insan CİNsinden kadın ve CiN sınıfından bir erkek arasında olmayıp; CİN sınıfından kadın ve insan CİNsinden erkek arasında da meydana gelmekte; hattâ CiNlerin homoseksüel ilişkiler içine dahi girdikleri dile getirilmektedir ... Bütün bu tip ilişkilerde ortak olarak tesbit edilen husus, CİNlerden birisinin sadece kendi tarafından gelen bir arzuyla ve zorla insanı kendine tâbî etmesi şeklinde olmaktadır... Genellikle zorla tâbî duruma düşen insan bundan şikayetçidir. Meydana gelen olaylar, insanın istemediği şekilde olmaktadır...

Nitekim bu çeşit vakalarda özellikle insan CİNsinden kadın ile CiN sınıfından erkek arasında olan ilişkilerde kadın dış dünyasından iyice sıyrılmakta, çok defa bir odaya kapanmak istemektedir...

Eğer kendisiyle ilişki kuran CİN dini deyimle "suflî" cinstense yani ataist - (dinsiz) ise, o kadını yıkanmaktan men etmektedir...

Buna karşılık bazı olaylarda ise tam aksi görülmekte ve bu defa da kadında devamlı olarak yıkanma isteği görülmektedir... Hatta bazı olaylarda öyle orjinal durumlar meydana gelmektedir ki; kadın CİNLE olan ilişki ertesinde, kendi başına bırakıldığında geçirdiği hoş olmayan durum sonunda bir şok geçirerek, saatlerce banyoda kalıp yıkanmaktadır...

Tip, bugün bu durumları tesbit edemediği için pozitif ilim olarak, hastayı elektro - şokla tedavi yapmaya çalışmaktadır ki, bu da netice alınmasını sağlamamaktadır bu tip olaylarda... Çünkü, elektro - şok sonunda, kişinin beyin hücrelerinde kaba bir deyimle bir sarsıntı ve düzensizlik meydana gelmekte ve bu durum yani yatışma hâli o kişideki iyileşmeden dolayı olmayıp; sadece, geçirdiği şok`un meydana getirdiği sarsıntıdan ileri gelmektedir...

Genellikle "nefesi kuvvetli kişiler" tarafından bu tip olayların düzeltilmesine de rastlanmaktadır ki, ileride "okumanın CİNLER üzerindeki etkisi" adlı bölümde bu durumun bilimsel açıklamasını yapmaya çalışacağız... CİNLERİN açıktan bildirerek veya göstererek insanlarla ilişki kurmaları iki yoldan olmaktadır demiştik...

Eğer CİN yukarıda açıkladığımız şekilde bir ilişki kurmak isterse, bu İslâm dini dışındaki yollar görüntüsü altında incelenmektedir... Ki bunlar genel olarak "suflî yol" adıyla anılmaktadırlar...

Bu açıkladığımız tür ilişkiler dışında insanları zorla sefil bir hayat ve kir - pas içinde yaşattıkları, günümüzde birçok olaylarda tesbit edilebilmektedir...

"CİNlerin" insanları kolaylıkla kandırıp hükmedebilmeleri için öncelikle tercih ettikleri yol; onların islam kaynaklarından gelen bilgilerle bağlantılarını kopartmak ve bu yolda telkinlerde bulunmak çizgisindedir... Çünkü kendileri hakkında en geniş bilgi İslam kaynaklarında vardir... Onların bu bilgilerden yoksun kalmalarıyla birlikte, çok kolaylıkla kandırılabilmeleri elbetteki kendileri için son derece önemli avantaj olmaktadır.

İnsan bilmediği tehlikeye karşı elbette ki tedbir de alamaz!.. CİNLER de işte bu yüzden insanların kendilerini bilmelerini istemezler... Ki böylece kendilerine karşı önlem alnmasın!... "İNSAN-I KÂMİL" kitabı yazarı büyük evliyaullah`tan Abdülkerim Ceyli, adı geçen kıtabında "yedi kat yer ehli" bölümünde, dünya atmosferi içerisinde yaşayan "CİN"lerin yedi sınıf oluşundan söz ederken en zayıf takımının ikinci kat arzda yaşayanlar olduğunu anlatarak, bunların, insanlara, tefekkür mekanizmalarını bloke ederek etki ettiklerini söyler...

"İfrit" adını taşıyan en şerlilerinin beşinci kat arzda (yeryüzü semâsı birden yediye kadar yükselir) yaşamakta olduklarından söz eden Ceyli, altıncı ve yedinci katta yaşayanlara ise hiç bir insanın söz geçiremediğini anlatır. içinde yaşadığımız İslâm toplumunda en şerli faaliyetleri elbetteki bize göre sureti Hak`tan görünerek, insanları saptırmalarıdır... CİN`lerin sûreti Hak`tan görünerek insanları İslâm`dan uzaklaştırmaları bir kaç seviyeden olmaktadır...

Fal ve büyüyü "hocalık" kisvesi altında yapmak en alt seviyedir... Evlilik ve ya başka bir nedenle "CİN"le ilişki kuran kişi, bağlantılı olduğu varlığı kullanarak, geçmişe dair haberler vermekte ve geleceğe yönelik, ihtimaller hesabına dayalı bir şekilde güya olacaği söylemektedirler...

Oysa geleceğe dönük söylentilerin çok büyük bir kısmı doğru çıkmayacaktır...islâm'a göre fal baktırmanın, büyü yaptırmann yeri de dinde yoktur. Bu önemli bir suçtur. Büyük vebaldir!.. Büyük günahlardandır!..

a- VAHDET...
b- KADER...


Gerek farkında olmadan CİNNi tesir altına girip kendini mürşid veya evliya sanan kişiler; gerekse de gerçekten CiN lerle ilişkide olanlar, bu konulara girmekten kesinlikle kaçınırlar..

Bu iki konu "CiNlerin, akıl zayıflıkları" sebebıyle uzak durdukları ve bağlılarını da uzak tutmaya çalıştıkları iki konudur.. Gerek "CiNLER", ve gerekse de bilerek veya bilmeyerek onlara tâbî durumda olanlar, insanları, bu iki ilmi öğretmeyi hedef alan tasavvuftan uzak tutmak için ne kadar başka ilim varsa, bunların hepsiyle meşgul ederler...

Nerede sizi "vahdet" ve "kader" ilminden uzak tutmaya çalışan bir kişi görürseniz orada "CİNni" izlerin mevcudiyetini öncelikle araştırabilirsiniz...
"CİN"lerin insanları bu iki ilimden uzak tutmaya çalışmasının ana sebebi öncelikle kendilerinin bu konuda yetersizlikleri sebebiyle kolaylıkla foyalarının ortaya çıkabilmesi; ikinci olarak da insanların bu iki ilimle hayâllerinde yarattıkları tanrıdan kurtularak "ALLAH"ı idrâk edip gerçek "tevhid" ehli olma şanslarının çok büyük olmasıdır... Elbette ki bu durum da CİNlerin hiç hoşlarına gitmemektedir... Çünkü "İBLiS"in DÖLÜ OLAN CİNLERİN "ALLAH"a karşı bütün insanları saptırma iddiaları vardır!.

CiN`lerin, İslâm`ı kabul ettiğini söyleyen topluma verdikleri zarar, onların ölümötesi yaşamda ihtiyaç duyacakları enerji (nur) den mahrum kalmalarının oluşturacak fiiller telkin etmek sûretiyle meydana gelir... Tasavvuf ehline ise, onları işin hakikatına yöneleceklerine, detaylarında oyalamak sûretiyle zarar verirler . İyi ahlak, yasaklardan kaçınmak, ibadet tasavvufun değil şeriatın konusudur!..

Eğer kişi, tasavvuf toplantılarında, bu saydığımız şeriatla ilgili hususlarla vakit geçiriyorsa, o henüz tasavvufla ilgilenmeye başlamamıstır. Tasavvuf, şeriatla ilgili bu hususların üzerine binâ edilen "VAHDET SIRRINA ERMEK" amacına yönelik çalısmalar ile baslar... Ki bu da ilgili eser ve kişilerden araştırılabilir. Bunlar genellikle müslüman CİNlerdir... Kişiye çeşitli basit dinî bilgiler verirler... Verdikleri bilgilerin pek çoğu doğru da olabilmektedir... Genellikle dini bilgilerden uzak kalmış bölgelerde bu çeşit durumlar tesbit edilmektedir... Bazı evlerde de bu tipte kişiler görülmektedirler...
Ancak yukarıda her iki şıkta da bahsettiğimiz olaylarda, CİNlerle iletişim kuran kişiler, dış dünyanın CİNleri bilmemesi ve hatta bu gibi şeylerden bahseden kişilerle alay etmesi sebebiyle, durumlarını açıklamamakta ve bu yüzden de bu tip olaylar çok güç tesbit edilmektedir...

Bu tip olayların aksine, pek çok rastlanan CİN - insan ilişkileri ise, CİNLERİN kendilerini resmen bildirmeden başka başka yollarla sağladıklari baglantılar halinde görülmekte, tesbit edilmektedir...
 

25/9/2006

CiN'iN BEDEN iÇiNDEYKEN iNSANA VERDiĞi RAHATSIZLIKLAR

CiN'iN BEDEN iÇiNDEYKEN iNSANA VERDiĞi RAHATSIZLIKLAR

Aşağıda konu ile ilgili delilleri “ belirtiler i” sıralıyacagız.
Sıralamış bulunduğumuz maddeleri çok titizlikle okumanızı öneririz. Ve aynı zamanda da kendi kendinize teşhis koymanız hususunda da yardımcı oluruz inşallah.

•) Korkulu rüyalar görüyormusunuz?

•) Yüksek bir yerden düşüyormuş hissine kapılıyormusunuz?

•) Derin bir suda boğulduğunu rüya aleminde gördüğünüz oluyor mu?

•) Rüya aleminde bilmediğin bir yerde yırtıcı hayvanların saldırısına uğradığınızı görüyormusunuz.?

•) Issız yerlerde dolaşırken tuhaf sesler duyduğunuz anlar oluyor mu?

•) Herhangi gayibi bir ses sizi adınızla çağırıyor mu? O sesin kimin sesi olduğunu çıkaramadığınız anlar oluyor mu?

•) Vücudunuzun herhangi bir yerinde karıncalanma hissi var mı?

•) Yalnız kalmayı ve banyoda uzun süre kalmayı seviyormusunuz?

•) Yıkanırken yani banyo yaparken biri ile konuşma ihtiyacı duyuyormusunuz?

•) Yüzünüzü sabunlu suyla yıkarken birisinin sizi seyrettiği hissine kapılarak yüzünüzdeki sabundan hemen kurtulmak istiyormusunuz?

•) Bazen banyodan hızlı dışarı çıkmak istediğiniz anlar oluyor mu?

•) Özellikle gecenin geç saatlerinde yürürken birilerinin peşinizden geldiği duygusuna kapılıyormusunuz.?

•) Gözlerinizi kapattığınız zaman karanlkta bir göz belirip sana bakıyor ve giderek yaklaşıyor mu.?

•) Çevrende pis bir koku duyuyormusun.?

•) Uyurken rüya aleminde saldıran birisi oluyor mu? Ve yorganınızın hareket ettiğini hissediyormusunuz.?

•) Yalnız kalmayı seviyormusunuz ve özellikle odanızda tek başınıza uyumaktan hoşlanıyormusunuz? Bu esnada yanınıza biri yatmaya geldiği zaman korkuyla uyanıp kaçmaya tesebbüs ettiğiz anlar oluyor mu?

•) Rüya aleminde kedi, Köpek,yılan ve pis kılıklı insanlar görüyormusunuz?

•) Karanlık korkunuz oluyor mu?

•) Eşler arasında soğukluk, tiksinti ve iğrenme oluyor mu?

Yukarıda sıralamış bulunduğumuz soruları kendinize sorun. Çoğunlukta EVET yanıtını veriyorsanız siz bizim hastamızsınız demektir.

Cinlerin Bedende Olduklarına Dair Alametler Nelerdir ?
Cin bedenin tamamına girebilir. Bedende ağrı, sancı, titreme, bayılma, cığlık atma, ellerini gözlerine kapatma vb.... Cin bedenin herhangi bir uzvuna girer. Özellikle beyni tercih ederler. Tıbbın çare bulamadığı durumlarda cin durumu üzerinde durulur.

Damardan gelen fazla kana cinler sebep olabilir. Bunu yapan kişi cini kadına gönderir. Sufli cin kadinin içine girerek damarı vurduğu zaman kadının fercinden fazla kan gelir. Bu da kadının ölümüne bile sebep olur. Doğumdan sonra, bütün çabalara rağmen görülen ani ölümleri akla getirmektedir. Cinler girmek icin zayif ve abdestsiz bedenleri tercih ettikleri için, geleneklerimizde lohusa kadinlara ayrı bir ilgi gösterilir. Bazen de bu kan burundan gelir ve durmak bilmez. Yine tıbbı durumu göz önünde bulundurmak gerekir.

Cin uzun zamandır bedendedir fakat daima bedende durmaz, vurur ve gider. Mesela insanın ayaklarına girip yürüyemez hale getirirler. Doktora giderler, senin hiçbir seyin yok deyip gönderirler. Bir komşumuzun oğlunda böyle bir olaya şahit olduk. 6 yaşındaki çocuk aniden felç gibi oldu ve yürüyemedi. Cinden kurtulunca yürümeye başladı. Bazen sapasağlam bir insanın aklı birden gider ve mecnun olur. Ne konuştuğunu, nerede olduğunu bilemez. Bu da cinin bedeni sahiplenmesi ile olur.
Cinlerin evlerde insanlarla beraber yaşayanlarına "Ammar" denir. Bazıları da hamamlarda, kabirlerde, pis yerlerde deve ahırlarında yaşarlar. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bu yerlerde namaz kılınmasını yasaklamıştır.

iNSANIN KENDiNi CiNLERDEN KORUMASI

CiN ÇARPMASI ( Bedenin içine Girmesi )
Cinlerin insan bedenine girebildiği bilinen bir gerçektir. Bunların bedene giriş yolları ve bedende olduklarının alâmetleri vardır ki, onları da şöyle sıralayabiliriz:

1 - Cin bedenin tamamına girer. Bedende ağrı, sancı ve titreme olur.
2 - Cin bedenin herhangi bir uzvuna girer.
3 - Uzun zamandır cesettedir, fakat daima cesette durmaz. Gelir, vurur ve gider.

Hastada bu alâmetlerin hiç biri olmasada, cinin bedende bulunduğu anlaşılabilir. Şöyleki, hastanın kulağına ezan okumaya başlayınca açık alâmetler gözükmeye başlar. Hastanın bayılması, çığlık atması, titremesi, ellerini gözlerine kapatması gibi...

CiNLER iNSANIN BEDENiNE NASIL GiRER VE NEREDE DURUR?
İbni Abbas (Radiyallahu Anh) şöyle buyuruyor: "Cinler ateşin duman tarafından yaratılmıştır." Duman ise insan vücuduna rahatlıkla girebilir. (Sigara dumanının girmesi gibi.) Ekseriyetle beyinde karar kılarlar. Çünkü oradan diğer uzuvlara kolay etki edebilirler. Hastanın dilinden konuşan bazı cinlerde, beyinde olduklarını haber verirler. Cinler beyne girip orada yerleştikleri gibi, vücudun herhangi bir yerine de girip yerleşebilir, ağrı ve sancıya sebep olabilirler. Fakat bu ağrı ve sancılar cinni olabileceği gibi, tıbbi de olabilir.

CiN ÇARPAN iNSANDA UYKUDA OLAN RAHATSIZLIKLAR
1- Uzun süre sağa sola döner, uyumaz. Ancak iyice dinlendikten sonra uyuyabilir.
2 - Sebepsiz yere üzülür, gece boyunca sıkılır.
3 - Bazı insanları gördüğünde, onlardan çok sıkılır. Sanki bir yerden yardım beklerde, o yardımı da göremez.
4 - Çok korkunç rüyalar görür.
5 - Rüyasında kedi, köpek, kurt, tilki, aslan, inek ve fare gibi hayvanlar görür.
6 - Dişlerini sıkar.
7 - Uykuda çok ağlar, çok güler veya çığlık atar.
8 - Uyurken ah vah eder.
9 - Uykuda şuursuz olur.
10 - Yüksek bir yerden düşüyormuş gibi olur.
11 - Rüyasında kendini kabirde, pis yerlerde, korkunç yollarda görür.
12 - Garip insanlar görür. Örneğin, siyah çok kısa veya çok uzun boylu gibi...
13 - Çizgiye benzer çok garip şeyler görür

CiN ÇARPAN iNSANDA UYANIKKEN OLAN RAHATSIZLIKLAR
1 - Sebepsiz baş ağrıları.
2 - ibadet etmekle ve Allah'ı zikirde zorlanma.
3 - Beyin yorgunluğu.
4 - Kasılma ve sinirlenme.
5 - Tembellik.
6 - Herhangi bir uzuvda, doktorların sebep bulamadığı bir ağrı veya sancı.

25/9/2006

CİNLERİN ETKİSİNDEN KURTULMAK İÇİN

CİNLERİN ETKİSİNDEN KURTULMAK İÇİN

Cinlerin etkisinden kurtulmak için aşağıda yazmış olduklarımızı uygulamanızı tavsiye ederiz inşallah yapmış olduğunuz bu uygulamadan fayda göremediğiniz zaman en kısa zaman da bir manevi doktor mutlak bulun derim.Bulduğunuz bu doktor size şayet ilk etab da muska ve benzeri şeyler veriyorsa orayı terk edin ondan bir fayda göremezsiniz bizden söylemesi…. Evet kendi kendinize yapmanız gerekenler ise şunlar……..

1- Kırkbir kere “MÜ’MİNÜN SURESİNİN 97 VE 98 NCİ” ayetleri ….
Kırkbir defa “FELAK VE NAS”sureleri ….
Günde Yüz Defada…….
“LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYÜL AZİM” denir.


Buna bir hafta devam edilir.Genellikle abdestli bulunmak ve Allah’ı zikretmek de fayda sağlar inşallah.

2- Kırkbir Ayetel Kürsi
Üç İhlas-ı şerif
Onbir Felak
Onbir Nas

Yedi defada Fatiha suresi okunur.Bu okumaları özellikle hasta olduğunu hissedene birisi tarafından okunup nefes edilmesi yani üflenmesi lazım.Aynı zamanda bir suyada okunarak nefes edilir hasta olduğundan şüphe edilen şahsa içirilir.İçmiş olduğu bu suyun da tadı sorulur.Bir kenara not alınır.Su sağ elle içilir ve Besmele çekilerek içilir.

3- Aşağıda yazmış olduğum duayıda hergün hasta olduğundan şüphelenen şahıs dilinden hiç düşürmemeli

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM.BİSMİLLAHİL MAHZÜNEL MEKNÜN VE BİCELALİ VECHİKEL KERİM.VE BİL KEFFİL BÜRHANEL AZİM.VE LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİM.VE SALLALLAHU ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİHİ VE SAHBİHİ VE SELLEM


Bu yazdıklarımı mutlaka uygulayın inşallah.Faydasını göreceksinizdir.Tabii bunları yapmanız sizi rahatlatacaktır ama kesin çözüm değildir…

CİNDEN KURTULMAK VE KORUNMAK İÇİN ON İŞLEM

1- E’üzü Besmele ile Fatiha suresi
2- E’üzü Besmele ile Felak ve Nas sureleri
3- E’üzü Besmele ile Bakara suresi
4- E’üzü Besmele ile Ayet-el Kürsi
5- E’üzü Besmele ile Bakara suresinin son ayeti
6- E’üzü Besmele ile Ha-Mim Mü’min suresinin başından (Masir) e kadar ve Ayet-el Kürsi
7- “LA İLAHE İLLALLAHÜ VAHDEHÜ LA ŞERİKE LEH LEHÜL MÜLKÜ VELEHÜL HAMDÜ VE HÜVE ALA KÜLLİ ŞEY’İN KADİR. “GÜNDE 21 DEFA OKUNMALIDIR
8- Çok Allah demeli
9- Hep abdestli olmalı farzları ve sünnetleri hiç terk etmemeli
10- Günah işlemekten kadınlara bakmaktan çok konuşmaktan çok yemekten ve kalabalıktansakınmalıdır.”

25/9/2006

BÜYÜ ÇEŞİTLERİ VE KORUNMA YÖNTEMLERİ

BÜYÜ ÇEŞİTLERİ VE KORUNMA YÖNTEMLERİ

Evine bağlı olmayan kocayı karısına bağlamak-Karısına ve çocuklarına karşı sert davranan erkeği yumuşatmak-bir kadını bir erkeğe-yahut bir erkeği bir kadına sevdirmek ve ısındırmak gurbete giden bir kimsenin geri dönmesini sağlamak-kaybolan eşyayı bulmak-düşmanı yenmek-kısmet çözmek-bir kimseyi başka birinden soğutmak-veya ayırmak-gibi hususlarda hemen daim başvurulan vasıtalardan biri belki en önemlisi Medyumlardır veya Hocalardır. Bunların bir kısmı negatif işler yaparak para kazanan insanlardır Burada şuna dikkat çekmek istiyorum… Bu işlerle meşgul olanlar ki bende bu işle iştigal edenlerden birisiyim (Allahü Teala bizlere nasip etmesin kötü işleri yapmayı) Bizim görevimiz kötü bir duruma düşmüş olanın kurtulması hususunda vesile olmaktır.FAKAT GÜRÜYORUZ Kİ GÜNÜMÜZ TÜRKİYESİNDE Bazı Medyumlar TV KANALLARINDA YAZILI BASINDA herkesten saygı görür vaziyete getirilmişler maalasef.Birileri Papaz büyüsü-Kara büyü yani kötü işler yapacak insanlarımızı mutsuz edecekler bizde onların yaptıklarını bozacağız bizim görevimiz bu…bu böylede devam edecek inşallah.

BÜYÜ ÇEŞİTLERİ 1- Sempatik büyü 2-Taklit büyüsü 3-Temas büyüsü 4- Ak büyü 5- Kara büyü 6- Aktif büyü 7- Pasif büyü

Hoşlanılmayan ya da korkulan bir msenin “zararsız” hale getirilmesi bir kimsenin ölümünün istenilmesi için “taklit büyüsü” yapılır.Bu iş için o şahsın bir resmi yakılır.Taklit büyüsün de en çok kullanılan malzeme zararı ya da ölümü istenilen kimsenin resmi ya da ağaçtan çamurdan balmumundan vb.’den yapılmış olan figürüdür.

Taklit büyüsü ne tarih öncesi mağara resimlerinde de rastlamaktayız. Temas büyüsüne hakim olan parça bütününe ait’tir ilkesidir.Temas büyüsünün en çok bilinen ve yaygın olan örneği bir insanla o insandan ayrılmış olan bir parçanın:saçının ya da tırnağının arasında büyü ile sempati uygulamasıdır.Temas büyüsün de saç tırnak kirpik vb.fizyolojik unsurların yanı sıra insanın giyim-kuşamı ve günlük hayatı için kullandığı şeylerin de etkiyi ve gücü iletici niteliğe sahip olduğuna inanılır…”Şimdide bir aşağıya göz atalım inşallah…..”

AK BÜYÜ NEDİR VE ÇEŞİTLERİ NELERDİR

Ak Büyü: Ak büyü yapanın da bundan etkilenmenin de “ hayrına” bir sonuç elde etmektir. Toplumun ve insanların iyiliklerini hedef alır……

1- Karısına- çocuklarına- kayıtsız- gözü dışarıda olan erkekleri evlerine bağlamak için yapılanlar.
2- Karısına-çocuklarına sert davranan babaları yumuşatmak için yapılanlar.
3- Sevgisi kazanılmak istenen kimsede bu duyguyu uyandırmak için yapılanlar.Sevdiğinden karşılık görmeyen erkek veya kadının başvurduğu büyüdür bu….
4- Gurbette olan kimsenin çabuk gelmesini sağlamak için yapılanlar.
5- Yitirilmiş eşyayı özellikle mücevver gibi değerli şeyleri bulmak için yapılandır.
6- Her dilek için geçerli olanlar.
7- Kötü büyülerin etkilerini bozmak için yapılanlar.

Ak büyü işlemlerini din adamları ve havas ilmi ile iştigal edenler ancak yapabilirler bu büyü işlemini herkes yapamaz

KARA BÜYÜ NEDİR VE ÇEŞİTLERİ NELERDİR…

Kara büyü “ KÖTÜLÜK” İçin yapılan büyüdür….Kara büyü insanın hayatına sağlığına mal ve mülküne evine-barkına-hayvanlarına yönelmiş olan “BÜYÜDÜR”

Sevişenleri-evli eşleri birbirinden soğutmak ve ayırmak konuşma kabiliyetini cinsi kudreti-uykuyu vs”bağlamak”hısım ve düşman kabül edilen kişiyi hasta etmek.Kara büyü asıl sihir ki bazı kimseler perilerin ve hususiyetle şeytanların yani kafir cinlerin müdahalesiyle bu büyü işlemini yaparlar.Halk arasında bu tarz büyüleri yapanlar hoş karşılanmaz.

KARA BÜYÜNÜN ÇEŞİTLER

1- Dil bağlamak için yapılandır.İşleme amaç olan kimsenin konuşamaz hale geleceğine inanılır.
2- Uyku bağlamak için yapılanlar.Büyü bozulmadıkça niyet edilen kimsenin gözüne uyku girmez.
3- Erkekliği bağlamak için yapılanlar.Bu büyü bozulmadıkça niyet edilen kimsenin gözüne uyku girmez.
4- Düşmanın hakkından gelmek için yapılanlar.”Düşman denilen kişi gerçekte bir ceza hak etmiş ise büyüyü “olumlu” saymak yerinde olur.
5- Hırsızın yakalanması için yapılanlar.
6- Kaçmışı yani uzaklara gideni geri getirmek için yapılanlar.Bu büyüye yol bağlamada denir.

İslamiyet’e Babilliler’den geçen bu kara büyünün zararı Kur-an’da bile zikredilmektedir.”Ey Muhammed .. De ki: Haset ettiği zaman hasedin şerrinden düğümlerle nefes eden büyücülerin şerrinden bastırdığı zaman karanlığın şerrinden tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.Kara büyüyü yapan dinin yasakladığı şeyleri yapmaktan çekinmez.Bu yüzden “KARA BÜYÜ”yü yapmak bir başka deyişle “günahkarlıktır” .

BÜYÜNÜN ETKİSİNDEN KURTULMAK İÇİN

Büyüden kurtulmak için diğer hastalıklarda olduğu gibi sebeplere yapışmak lazımdır. Bunlardan bazıları şunlardır.Sabah-Akşam okunması gereken bazı sureler vardır onlar okunduğu zaman yapılan büyü sizi etgilemez MESALA: Sabah ve Akşam 7 Ayetel Kürsi 3 Felak 3 Nas sureleri okunması durumun da Allah’ın izniyle büyü sizi tutmaz tabii bunu devamlı yapmak lazım.En doğrusunu Allah bilir.Etrafınıza dikkat etmek insanların sizi kıskanmaması için çabalamak(Elinizden geldiğince) şüphelendiğiniz kişilerin verdiği yiyecekleri yememek.vs. devamlı Allah zikri ile meşgul olmak Allah zikri ile meşgul olan bir kalbe cin ve şeytan ulaşamaz.Orada tutunamaz “ AŞAĞIYA YAZDIĞIM USULLERDEN DURUMUNUZA UYGUN OLANLARI YADA YAPABİLECEKLERİNİZE EMİN OLDUĞUNUZ BİR ŞEKİLDE UYGULAYABİLİRSİNİZ.

-) Bir miktar suya Ayet-el Kürsi - İhlas-ı Şerif – Nas ve Felak surelerini okumalıdır.Büyü yapılan kimse bundan 3 yudum içmeli kalan su ile gusletmelidir.
-) Sedir ağacının yeşil yaprağından 7 adedi iki taş arasında ezilip su ile karıştırılır.Üzerine Ayet-el Kürsi – İhlas-ı Şerif – Nas ve Felak sureleri okunur.Bu sudan 3 yudum içilir geri kalanla da üstüne su ilave edilerek gusledilir.
-) Üç kere salavatı şerife okumalı sonra 7 Fatiha – 7 Ayet-el Kürsi – 7 Kafirun suresi – 7 İhlas-ı şerif – 7 Felak – 7 Nas sureleri okuyup kendi üzerine veya ve hastanın üzerine üflemelidir( Bunu evinizde de yapabilirsiniz)Bu yazmış olduklarımı tekrar okuyup hastanın odasına yatağına evin her yerine üflemelidir İnşaallahü Teala büyüden kurtulur.
-) 7 Fatiha suresi – 7 Ayet-el Kürsi – 7 Kafirun suresi - 7 İhlas suresi - 7 Felak
- Nas sureleri okunup hasta olana üflenirse bütün afetler dertler için ve sihir-nazar için iyi gelir.Tuz üzerine okunup suda eritilerek içmek şeklinde de olur.
-) Bir kimse sabah Akşam “Bakara suresinin başından 4 ayet ve Ayet-el Kürsi ile Ayet-el Kürsiden sonraki iki ayeti ve Bakara suresinin sonundaki 3 ayeti okursa evine şeytan giremez.Mecnunun delinin üzerine okunursa iyi olur. “SİLSİLE-İ ALİYYE”
-) 25 Kere Estağfirullah denir.Sonuncusunda ve etübü ileyh’e kadar okunur.Sonra 11 Kere İhlas – 7 Kere Fatiha-ı şerife – 33 Kere “ALLAHÜMME SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED” Okuyup sevabı Peygamber Efendimizin ve Eshab-ı kiramın ve Evliyanın ruhlarına ve sonra Silsile-i aliyye denilen büyük alimlerin isimlerini söyleyip bu büyüklerin ruhlarına hediye edilir.Bunların hürmetine şifa vermesi için Allahü Tealaya dua edilir.Her sabah-akşam böyle dua edilir.

-) “AYAT-I HIRZ-I OKUMALIDIR…” Ayat-ı Hıfz Şu Sure ve Ayetlerdir “……

1- Fatiha suresi-Bakara 1-2-3-4-5 ve 163-164 ve 255-256-257- ve 285-286 – Al-i İmran – 18-19 ayetten sadece “İNNEDDİNE İNDELLAH-İL İSLAM” kısmı Al-i İmran 26-27 Al-i İmran 154 – En’am 17 – A’raf 54-55-56 – Tevbe 51 Tevbe 128-129 – Yunus 107 – Hud 56 – İbrahim 12 – İsra 43 – İsra 110-111 – Mü’minun 116-117-118 – Ankebut 60 – Rum 17-18 – Fatir 2 – Yasin 83 – Saffat 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11 – Saffat 180-181-182 – Feth 27-28-29 – Rahman 33-34-35-36 – Hadid 1-2-3-4-5 – Haşr 21-22-23-24 – Cin 1-2-3-4-5-6 – Buruç 20-21-22 İhlas – Felak – Nas suresi.

Abdest alınıp 7 İstiğfar ve 11 salavat okunup hastanın sıhhatine niyet ederek güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra günde iki defa hasta üzerine okunmalı(Her ayet okunduktan sonra hastaya üfürülmelidir) şifa buluncaya kadar (Kırk gün kadar) devam etmeli Her okuma bittikten sonra sevabı Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buhari-Ahmed Rifai ve İmam-ı Rabbani hazretlerinin ruhuna hediye edilmelidir.Bir nüsha da yazılıp hastaya yanında taşıttırılırsa hastayı sihirden-büyüden-nazar deymesinden korumuş olur.Muradı hasıl olurTesir etmesi için.

Peygamber Aleyhisselamın üç türlü ilaç kullandığı bildirilmiştir.Kur’an-ı Kerim veya dua okurdu.Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı.Her ikisini karışık da kullanırdı (Mevahib) Kur-an –ı Kerimin ve dua-nın tesir etmesi için bazı şartların ğözetilmesi lazımdır.Okuyanın veya yazanın ve hastanın buna inanması-hastanın Zararlı olan gıdalardan şüpheli ilaçlardan pehiz etmesi-sıcaktan ve soğuktan sakınması lazımdır.Okuyan kimsenin İ’tikadinin bozuk olmaması haram işlemekten kul hakkından sakınması haram ve habis şey yiyip içmemesi gerekir.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: Allah’ı unutarak gafletle edinilen dua kabul olunmaz (Tirmizi) Dua bazı ilaçlar gibidir Allahü Teala dilerse tesir eder yani tesirini Allahü tealanın verdiğine inanmalıdır.Bir diğer hadis-i şerfte de şöyle buyurulmakta Dert ve bela gelince Hz Yunus’un duasını okusun Allahü Teala o okuyanı muhakkak kurtarır.

DUA ŞUDUR : “ LA İLAHE İLLA ENTE SÜBHANEKE İNNİ KÜNTÜ MİNEZ-ZALİMİN “ ( Hakim) (“ LA HAVLE VE LA KUVVETE İLLA BİLLAH “ DA OKUMAK 99 DERDE DEVADIR.BUNLARIN EN HAFİFİ SIKINTIDIR.) - HAKİM- “ ALLAH İSTİĞFARA DEVAM EDENİ HER SIKINTIDAN HER DERTDEN KURTARIR UMMADIĞI YERDEN RIZIKLANDIRIR.